🇺🇸 USD 47,69₺ ▲0.19%
🇪🇺 EUR 55,16₺ ▲0.47%
🥇 ALTIN 6.656₺ ▲2.33%
₿ BTC 3,09M₺ ▼0.31%
09 Ağustos 2026, Pazar
Bilim

Uzmanından Zehirli Deniz Canlılarına Karşı Uyarı: Balon Balığı ve Aslan Balığı Tehlikesi

Uzmanlar, yaz aylarında artan deniz suyu sıcaklıklarıyla birlikte Akdeniz'de balon balığı, aslan balığı ve deniz kestanesi gibi zehirli türlerin yaygınlaştığına dikkat çekerek tatilcilere uyarılarda bulundu. Balon balığının etinin de zehirli olduğu ve pişirilse bile zehrini kaybetmediği belirtildi. Aslan balığı ve deniz kestanesi dikenlerinin de zehirli olduğu vurgulandı.

İmza: Gelecek Tekno Bilim Servisi Yayın: 👁 621
Uzmanından Zehirli Deniz Canlılarına Karşı Uyarı: Balon Balığı ve Aslan Balığı Tehlikesi

Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte hava ve deniz suyu sıcaklıklarının artması, tatilcileri deniz kıyısı bölgelere çekti. Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Rıza Köşker, Akdeniz'de son 20 yılda zehirli ve istilacı deniz canlılarının sayısında belirgin bir artış yaşandığını vurgulayarak önemli uyarılarda bulundu. Köşker, balon balığı ve aslan balığının yanı sıra uzun dikenli deniz kestanesi, çizgili kedi yılan balığı ve kutu balığı gibi türlerin de Türkiye kıyılarında görülmeye başlandığını belirtti.

'Balon Balığı Pişirilse de Zehrini Kaybetmez'

Balon balığının içerdiği tetrodotoksinin ısıya dayanıklı olduğunu ifade eden Doç. Dr. Köşker, 'Balon balığı pişirilse de zehrini kaybetmez. Toplumda yalnızca iç organlarının zehirli olduğu yönünde yanlış bir inanış bulunuyor. Oysa bilimsel çalışmalar, balon balığının etinin de zehirli olduğunu ortaya koyuyor. Tüketilmesi ölümcül zehirlenmelere yol açabilir.' dedi. Balon balığının derisinde de yüksek miktarda toksin bulunabildiğini hatırlatan Köşker, özellikle ellerinde açık yara bulunan vatandaşlar ve amatör balıkçılar için uyarıda bulundu: 'Balon balığının derisine çıplak elle temas etmemelidir. Toksin, açık yaradan vücuda geçerek zehirlenmeye neden olabilir.'

Aslan Balığı ve Deniz Kestanesi Dikenleri de Zehirliyor

Aslan balığının etinin tüketilebildiğini ancak yüzgeç dikenlerinde zehir bulunduğunu belirten Doç. Dr. Köşker, 'Aslan balığı daha çok kayalık bölgelerde yaşayan, fazla hareket etmeyen bir türdür. Diken batması ciddi zehirlenmelere neden olabilir.' açıklamasında bulundu. Benzer şekilde Doğu Akdeniz kıyılarında yaygınlaşan uzun dikenli deniz kestanesinin de kayalık alanlarda görüldüğünü ve bu canlıların dikenlerinde zehir bulunduğunu söyledi. Köşker, kayalık bölgelerde denize girerken aslan balığı ve uzun dikenli deniz kestanesine karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.

'Sahil Bölgelerine Bilgilendirici Afişler Asılmalı'

Akdeniz'e sürekli yeni türlerin giriş yaptığını belirten Köşker, 'Artık 'Denizden babam çıksa yerim' anlayışını terk etmeliyiz. Tanımadığımız balıkları kesinlikle tüketmemeliyiz.' uyarısında bulundu. Kayalık bölgelerde denize girerken diken batması riskine karşı dikkatli olunması gerektiğini yineleyen Köşker, yaz döneminde nüfusu artan sahil bölgelerinde sağlık personelinin bu canlılarla ilgili farkındalığının artırılması ve plajlarda bilgilendirici afişlerin yer almasının yeni zehirlenmelerin önüne geçilmesine katkı sağlayacağını ifade etti.

Zehirli Diken Temasında Sıcak Su Uygulanmalı

Avrupa Dalış Güvenliği Ağı Derneği Eğitmeni ve Acil Tıp Uzmanı Dr. Tolga Taymaz da küresel ısınma ve insan etkisiyle denizlerde istilacı türlerin arttığını belirtti. Aslan balığının diken temasında şiddetli ağrı, uyuşukluk, morarma, bulantı, kusma ve kalp ritim bozukluğu görülebileceğini söyledi. Taymaz, 'Etkilenen bölge dayanılabilecek sıcaklıktaki, yaklaşık 40-45 derecelik suya tutulmalı, yara içinde diken kalıp kalmadığı kontrol edilmeli ve sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Zehirli deniz kestanesinde de benzer tedbirler alınabilir. Deri bütünlüğünün bozulduğu her durumda mutlaka tetanoz aşısının da yaptırılması gerekmektedir.' dedi.

Balon Balığı Tüketildiğinde İlk 6 Saat Kritik

Balon balığı tüketiminin hayati risk taşıdığına dikkat çeken Taymaz, 'Balon balığı tüketildiği öğrenildiği anda kişi, vakit kaybetmeden tam teşekküllü bir sağlık kuruluşuna ulaştırılmalıdır. Ölümler çoğunlukla ilk 6 saat içinde gerçekleşmektedir. Bu zehirlenmeye karşı özel bir antidot bulunmuyor. Destek tedavisi uygulanıyor ancak her zaman başarılı olmayabiliyor.' ifadelerini kullandı.

İlgili Haberler