Akıllı telefonların yaygınlaşmasıyla birlikte fotoğraf çekme, video kaydetme veya ekran görüntüsü alma gibi eylemler günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline geldi. Ancak ABD'de yapılan yeni bir araştırma, sürekli kayıt tutma alışkanlığının, yaşanan deneyimin niteliğini ve hafızada kalma biçimini etkileyebileceğini ortaya koydu.
Binghamton Üniversitesi'nden araştırmacılar tarafından yürütülen çalışmada, toplam 892 katılımcıyla yedi farklı deney gerçekleştirildi. Bu deneylerde, katılımcıların bir olayı doğrudan yaşaması ile aynı anı telefonla kaydetmesi arasındaki hafıza farkları incelendi.
Deneylerin bir bölümünde katılımcılara sanat eserleri gösterildi. Katılımcıların bir grubundan eserleri sadece gözlemlemeleri istenirken, diğer grubundan ise gördükleri eserlerin ekran görüntüsünü almaları talimatı verildi. Yapılan hafıza testlerinde, eserleri yalnızca gözlemleyen katılımcıların, gördükleri görselleri daha doğru ve ayrıntılı bir şekilde hatırladığı tespit edildi.
Araştırmacılar, elde edilen sonucun sadece çekilen fotoğrafı hatırlamakla sınırlı olmadığını belirtti. Telefonla kayıt yapıldığı sırada dikkatin yaşanan olaydan uzaklaşarak cihaza yönelmesinin de hafıza sürecini olumsuz etkileyebileceği vurgulandı. Araştırmanın başyazarı psikolog Sophia Fabrizio, deneyimlerin telefonla kaydedilmesinin, beynin bu bilgileri hafızaya aktarma mekanizmasını değiştirebileceğini ifade etti. Bu durumun, kişinin sadece çektiği görüntüyü değil, olayın diğer detaylarını hatırlamasını da zorlaştırabileceği belirtildi.
Araştırmada öne sürülen olası mekanizmalardan biri, "bilişsel yük aktarımı" olarak adlandırılıyor. Bu yaklaşıma göre, beyin bir bilginin telefon gibi harici bir depoda kayıtlı olduğunu algıladığında, bu bilgiyi kendi hafızasında saklama çabasını azaltabiliyor. Bu etki, özellikle önemli veya duygusal anlarda daha belirgin hale gelebiliyor. Kişinin ana odaklanmak yerine sürekli kayıt alma veya kontrol etme çabası, deneyim detaylarının zihinde işlenmesini engelleyebiliyor. Bu nedenle araştırmacılar, her anı belgelemek yerine bazı durumlarda cihazları bir kenara bırakıp deneyime doğrudan odaklanmanın hafıza sağlığı açısından daha faydalı olabileceği uyarısında bulundu.