Uydu verileriyle tespit edilen devasa sıcak su kütlesinin Güney Amerika kıyılarına doğru ilerlediği gözlemlendi. Deniz seviyesindeki belirgin yükselmeler, bilim dünyasında endişe yarattı. Uzmanlar, okyanus yüzeyindeki bu değişimin küresel yağış ve sıcaklık dengelerini sarsabileceği konusunda uyarıda bulundu.
El Niño süreci derinleşiyor
ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi (NOAA) tarafından 11 Haziran tarihinde El Niño koşullarının resmen başladığı ilan edilmişti. Sentinel-6 uydusundan elde edilen yeni veriler, sürecin sadece yüzey sıcaklığıyla sınırlı kalmadığını kanıtladı. Okyanusun derin katmanlarında büyük miktarda sıcak suyun doğuya doğru taşındığı tespit edildi.
'Kelvin dalgası' olarak tanımlanan bu sıcak su hareketliliğinin, batı Pasifik'ten doğuya doğru ilerlediği belirlendi. Bu durumun, Peru, Ekvador ve Kolombiya açıklarındaki soğuk suyun yüzeye çıkmasını engellediği rapor edildi. Mayıs ayı ortasında Peru açıklarında deniz seviyesinin, uzun yıllar ortalamasının yaklaşık 15 santimetre üzerine çıktığı kaydedildi.
Küresel hava sistemleri risk altında
NASA'nın Jet Propulsion Laboratory ekibi tarafından yapılan değerlendirmelere göre, 2026 yılındaki El Niño başlangıcı 1997 ve 2015 yıllarındaki çok güçlü olaylara kıyasla daha geç gerçekleşti. Ancak son haftalarda sürecin hızla güç kazandığı ifade edildi. Uzmanlar, mevcut gidişatın yılın ilerleyen dönemlerinde etkilerini daha şiddetli hissettirebileceğini öngörüyor.
El Niño fenomeninin, belirli bölgelerde aşırı yağış ve sel riskini tetikleyebileceği belirtiliyor. Diğer yandan, bazı coğrafyalarda kuraklık, şiddetli sıcak hava dalgaları ve orman yangınlarının görülme ihtimalinin arttığı vurgulanıyor. Pasifik'teki bu sıcak su hareketlerinin, küresel hava sistemlerini şekillendirecek temel unsur olacağı tahmin ediliyor.