🇺🇸 USD 48,13₺ ▲0.03%
🇪🇺 EUR 56,15₺ ▼0.08%
🥇 ALTIN 7.111₺ ▼0.17%
₿ BTC 3,83M₺ ▲1.16%
27 Ağustos 2026, Perşembe
Bilim

Nepal'deki Felaketin Nedeni: Prof. Dr. Orhan Şen'den Açıklama

Nepal'de yaşanan büyük felaketin nedenleri Prof. Dr. Orhan Şen tarafından açıklandı. Şen, olayın sadece depremle değil, küresel ısınma ve altyapı hatalarıyla da ilgili olduğunu belirtti.

İmza: Gelecek Tekno Bilim Servisi Yayın: 👁 2,774
Nepal'deki Felaketin Nedeni: Prof. Dr. Orhan Şen'den Açıklama

Nepal'de meydana gelen büyük felaketin ardındaki nedenler araştırılıyor. Prof. Dr. Orhan Şen, olayın sadece 4,4 büyüklüğündeki depremle açıklanamayacağını belirtti. Küresel ısınmanın etkisiyle artan sıcaklıklar ve dünya genelindeki rekor seviyedeki hava sıcaklıkları, Himalayalar'daki buzullarda çatlaklara yol açtı. Bölgedeki büyük buzul kütleleri, en ufak bir etkiyle tetiklenmeye hazır durumdaydı.

Depremin yanı sıra, son 72 saatte metrekareye düşen yaklaşık 50 kilogramlık yağışın da etkili olduğu belirtildi. Ancak bu miktar, Karadeniz Bölgesi'ne düşen yağışın yaklaşık onda biri seviyesinde.

'DOĞAL BARAJ OLUŞTU'

Yüksek dağlardan kopan devasa buzul parçaları, Çin sınırından Nepal'e akan Nehri'nin önünü tıkadı. 5-6 bin metre yükseklikten kopup gelen buzullar ve beraberindeki kaya parçaları, nehir yatağında doğal bir baraj oluşturdu. Bu barajın aniden çökmesiyle birlikte, arkasında biriken muazzam hacimdeki nehir suyu, felakete yol açan bir sele dönüştü. Sel, bölgedeki 13 hidroelektrik santralini yıktı ve 40 kilometrelik bir yolu kullanılamaz hale getirdi. Şu ana kadar yaklaşık 400 kişinin kayıp olduğu ve 157 kişinin hayatını kaybettiği bildiriliyor. Bölgenin kutsal ziyaret alanı olması nedeniyle turist yoğunluğu yaşanıyordu.

KÜRESEL ISINMA VE DEPREMİN BİRLEŞİMİ

Himalayalar'daki buzulların erimesiyle tutunma güçlerini kaybetmesi, 4,4 büyüklüğündeki bir depremin bile tetikleyici olmasına neden olabiliyor. Prof. Dr. Şen, bu büyüklükteki bir depremin İstanbul veya Marmara Denizi'nde küçük olarak değerlendirilebileceğini ancak dağlardaki kritik noktalarda buzulları hareket ettirmeye yettiğini vurguladı. Bölgedeki buzul erimesi riskinin devam edeceği öngörülüyor. Yeni kar yağışları ve zamanla oluşacak buzul yapıları riski azaltabilir ancak Muson yağışlarının Ekim ayına kadar sürmesi bekleniyor.

Bu durumun doğrudan bir iklim krizi olarak nitelendirilebileceği, küresel ısınmanın buzulların erimesine ve kopmasına neden olduğu belirtildi. Everest Tepesi'nin bile her yıl 2-3 santimetre alçaldığı ifade edildi.

ALTYAPI HATALARI

Yapısal sorunlara da değinen Prof. Dr. Şen, Sinop Ayancık'taki köprü yıkımını örnek gösterdi. Yolla aynı hizada yapılan düz köprülerin, ani nehir debisi yükselişlerinde yetersiz kaldığını belirtti. Tibet'teki benzer bir olayda, ilk yıkılan köprünün ardından arkasındaki 13-14 köprünün de sırayla yıkıldığı aktarıldı.

Bu tür nehirlerde kemerli köprülerin tercih edilmesi gerektiğini savunan Prof. Dr. Şen, Edirne'deki Meriç Köprüsü'nü örnek gösterdi. 1850'lerden beri ayakta duran bu köprünün doğru mimari yapısı sayesinde su seviyesi yükselse bile engelle karşılaşmadan akışı sağladığı ifade edildi. Küçükçekmece'deki Mimar Sinan Köprüsü de aynı mantıkla yapılmış ve zarar görmemiştir.

Ayancık'taki afette ise selin getirdiği tomrukların düz köprünün ayaklarına takılarak baraj etkisi yarattığı ve hasara yol açtığı belirtildi. Tonlarca ağırlıktaki maddeleri sürükleyebilen suyun gücü göz önüne alındığında, riskli bölgelerdeki düz köprülerin suyun rahatça akabileceği kemerli yapılarla değiştirilmesi gerektiği vurgulandı.

İlgili Haberler