🇺🇸 USD 47,52₺ ▲0.03%
🇪🇺 EUR 54,82₺ ▲0.08%
🥇 ALTIN 6.202₺ ▲0.16%
₿ BTC 2,97M₺ ▼1.22%
03 Ağustos 2026, Pazartesi
Bilim

İstanbul'da İstilacı Kuş Türü Çiğdeciler Yerli Popülasyonlara Zarar Veriyor

İstanbul'da sayıları artan istilacı kuş türü çiğdeciler, yerli kuş popülasyonlarına ve diğer şehir canlılarına zarar veriyor. Uzmanlar, popülasyonun takip edilmesi ve kontrol altına alınması gerektiğini belirtiyor.

İmza: Gelecek Tekno Bilim Servisi Yayın: 👁 1,988
İstanbul'da İstilacı Kuş Türü Çiğdeciler Yerli Popülasyonlara Zarar Veriyor

İstanbul'da son yıllarda sayıları artan çiğdeciler (Sığırcıkgiller familyasından), yerli kuş türleri için tehdit oluşturuyor. Kahverengi tüylü ve sarı bacaklı bu istilacı tür, kediler, kargalar ve martılar gibi şehirle özdeşleşen diğer canlılara da zarar veriyor.

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Ormancılık Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Dr. Ergün Bacak, çiğdecilerin hem bitkisel hem de hayvansal gıdalarla beslenebilme yetenekleri sayesinde şehir yaşamına kolayca uyum sağladığını belirtti. Bu adaptasyon yeteneği, türün yayılmasında önemli bir faktör olarak öne çıkıyor.

Dr. Bacak, çiğdecilerin dünyanın en istilacı 100 canlı türü arasında yer aldığını vurguladı. Türü ilk kez 2000'li yılların başlarında Kartal'da gözlemlediğini, ancak son 7-8 yılda özellikle Gülhane Parkı, Yıldız Parkı, Emirgan Korusu ve Marmara Üniversitesi Maltepe Kampüsü gibi birçok alanda yoğunlaştığını ifade etti. Çiğdecilerin sadece besin yelpazesinin genişliğiyle değil, aynı zamanda diğer kuşlarla girdiği rekabetle de risk oluşturduğunu belirtti. Bu kuşlar, diğer kuşların yuvalarını ele geçirebiliyor, besinlerini çalabiliyor ve hatta yumurtalarını yiyebiliyor. Bu durum, özellikle serçe ve sığırcık gibi yerli kuş popülasyonlarının olumsuz etkilenmesine neden oluyor.

Dr. Bacak, İstanbul'daki serçe popülasyonunun azalmasında kedilerin yanı sıra çiğdecilerin de rol oynayabileceğini söyledi. Kartal ve Gülhane Parkı çevresinde yüzlerce bireyden oluşan çiğdeci popülasyonunun bulunduğunu belirten Dr. Bacak, kedi mamaları, ekmek ve diğer gıda atıklarının bu kuşlar için besin kaynağı olmaya devam ettiği sürece popülasyonun artacağını öngörüyor. Tarım ve Orman Bakanlığı, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının işbirliğiyle popülasyonun takip edilmesi ve gerektiğinde üremenin kontrol altına alınması için insani yöntemlerin değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

İstilacı türlerin, yeşil papağan gibi türlerin yanı sıra kediler, kargalar, martılar ve serçeler gibi şehirle özdeşleşen canlılara zarar verdiğini ifade eden Dr. Bacak, İstanbul'un biyolojik çeşitliliğinin korunmasının önemine dikkat çekti. Tarih boyunca martılar, yelkovanlar, leylekler ve serçelerle anılan İstanbul'un kent ekolojisindeki değişimle birlikte iskender papağanı, yeşil papağan ve çiğdeci gibi türlerin daha görünür hale geldiğini anlattı. Bu durumun, yoğun insan nüfusu ve geçmişteki egzotik kuş ticaretinin bir sonucu olduğunu belirtti. Ayrıca, değişen mimari nedeniyle yuva yapacak alan bulmakta zorlanan serçeler için Türkiye'de de yeni yapılarda kuş yuvalarının zorunlu hale getirilmesi gibi uygulamaların önemine işaret etti.

İlgili Haberler