ABD'de sosyal medya platformlarının kullanıcılar üzerindeki etkisi, yeni davalarla yeniden gündeme geldi. Teknoloji devlerine karşı açılan davalar, platformların sorumlulukları ve veri kullanım politikalarını mercek altına alıyor.
Los Angeles'ta 17 yaşındaki bir genç, sosyal medya platformlarının kendisini dijital bağımlı hale getirdiği iddiasıyla Meta ve YouTube'a dava açtı. Üç yıl süren yargılamanın ardından jüri, şirketleri toplam 6 milyon dolar tazminat ödemeye mahkûm etti. Bu karar, platformların kullanıcı üzerindeki etkilerine dair önemli bir emsal teşkil ediyor.
ABD genelinde binden fazla okul bölgesi de Meta, Google (YouTube), Snapchat ve TikTok'a karşı toplu dava açtı. Okullar, bu platformların çocukları kasıtlı olarak bağımlı hale getirdiğini ve bunun kamu düzenini bozduğunu savunuyor. Eğitim kurumları, sosyal medyanın yarattığı zihinsel kriz nedeniyle ciddi kaynak ve bütçe kaybı yaşadıklarını belirtiyor. Şubat ayında başlayacak jüri duruşmalarında alınacak kararların, platformlara erişim yaş sınırları ve kullanım kurallarında köklü değişikliklere yol açabileceği ifade ediliyor.
Kaliforniya ve Colorado öncülüğünde 29 eyalet, Meta'ya karşı yeni bir dava daha açtı. Şirket, 13 yaş altı çocukları koruyan federal yasaları ihlal etmekle suçlanıyor. Eyaletlerin davayı kazanması halinde Meta'nın, reşit olmayan kullanıcılardan topladığı verileri ve reklam hedefleme amacıyla kullanılan veri havuzunu silmek zorunda kalabileceği belirtiliyor.
San Mateo'da görülen bir davada ise 13 yaşındaki bir çocuk, Meta ve Snapchat'in tasarım ve güvenlik açıkları nedeniyle çevrim içi bir istismarcının hedefi haline geldiğini iddia etti. Şirketlerin davayı mahkeme dışı tahkime taşıma girişimi reddedildi. Bu davanın, yabancı kişilerin genç kullanıcılarla iletişim kurma imkânlarını sınırlayabilecek emsal niteliğinde sonuçlar doğurabileceği değerlendiriliyor.
Avustralyalı milyarder A.F., kendi adı ve görüntüsü kullanılarak yayılan sahte dolandırıcılık reklamlarını engellemediği gerekçesiyle Meta'ya dava açtı. Meta ise platformda yayımlanan içeriklerden sorumlu olmadığını savunarak, yasal koruma altında olduğunu belirtiyor. Ancak bu davanın sonucuna göre, internet şirketlerinin dayandığı yasal güvencelerin zayıflayabileceği ifade ediliyor.