🇺🇸 USD 48,43₺
🇪🇺 EUR 56,36₺ ▲0.19%
🥇 ALTIN 6.863₺
₿ BTC 3,84M₺ ▼0.71%
07 Eylül 2026, Pazartesi
Bilim

Galápagos Santiago Adası'nda Keçi Popülasyonunun Ekolojik Etkileri ve Restorasyon Çalışmaları

Galápagos Santiago Adası'nda 1950'lerden sonra getirilen keçiler, adanın ekosistemini tahrip etti. 140 binden fazla keçinin itlaf edildiği restorasyon çalışmaları sonrası yeni bir istilacı tür tehdidi ortaya çıktı.

İmza: Gelecek Tekno Bilim Servisi Yayın: 👁 1,067
Galápagos Santiago Adası'nda Keçi Popülasyonunun Ekolojik Etkileri ve Restorasyon Çalışmaları

1950'lerin sonunda Galápagos Takımadaları'ndaki Santiago Adası'na yerleşimciler tarafından getirilen yaklaşık 100 keçi, adanın ekosisteminde ciddi tahribata yol açtı. Et ve süt ihtiyacını karşılamak amacıyla adaya bırakılan bu hayvanlar, yırtıcı türlerin olmaması ve elverişli besin kaynakları sayesinde hızla çoğalarak otuz yıl içinde sayılarını yaklaşık 250 bine ulaştırdı.

Kontrolsüz artış gösteren keçi popülasyonu, aşırı otlama yoluyla adanın doğal yapısını bozdu. Taze filizlerin, çalıların ve kaktüslerin tükenmesine neden olan bu durum, toprağın erozyona uğramasına ve adanın çoraklaşmasına yol açtı. Bu ekolojik dengesizlik, adaya özgü dev kaplumbağaların beslenmesini zorlaştırarak popülasyon gelişimini durma noktasına getirdi ve diğer endemik türleri yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bırakarak krater tabanları gibi sınırlı alanlara çekilmeye mecbur bıraktı.

Ortaya çıkan ekolojik tehdidi ortadan kaldırmak amacıyla Galápagos Ulusal Parkı ve Darwin Vakfı iş birliğiyle kapsamlı bir restorasyon projesi başlatıldı. Yaklaşık 10 milyon dolara mal olan ve yedi yıl süren operasyonda, karadan keskin nişancılar ve havadan helikopterler kullanılarak müdahale edildi. Kalan son sürüleri tespit etmek için 'Yahuda Keçisi' yöntemi uygulandı; kısırlaştırılıp vericili tasma takılan keçiler, radyo telemetri ile takip edilerek diğer sürülerin yerleri belirlendi ve bu hayvanlar etkisiz hale getirildi.

Proje kapsamında 500 bin hektarlık alanda 140 binden fazla keçi itlaf edildi. Topraktaki besin elementlerinin adada kalması amacıyla ölen hayvanların leşleri doğaya bırakıldı. Sürecin sonunda, yüksek bölgelerdeki çalılar, kaktüsler ve Galápagos su yelvesi gibi türler yeniden canlandı. Ancak keçilerin yokluğu, bu kez adaya sonradan giren istilacı böğürtlen çalılarının yayılmasına zemin hazırladı.

İlgili Haberler