Afrika ve Asya'daki kurak bölgelerde çölleşmeyi önlemek amacıyla uygulanan yabancı ağaç ve çalı türlerinin dikimi projeleri, beklenmedik çevresel sorunlara neden oldu. Hızla büyüyen bu türler, yer altı su rezervlerini tüketerek hem yerli bitki örtüsünün yok olmasına hem de kırsal yerleşimlerdeki su kaynaklarının tükenmesine yol açtı.
Çölün ilerleyişini durdurmak ve kum fırtınalarına karşı set oluşturmak amacıyla tercih edilen yabancı kökenli bitki türleri, kısa sürede adapte olarak bölgedeki yer altı ekosistemini olumsuz etkiledi. Projelerle hedeflenen yeşil kuşak, zamanla doğal dengeyi bozan kontrolsüz bir yayılıma dönüştü.
Gelişmiş kök sistemleri yerin onlarca metre derinliğine inebilen bu yabancı türler, kurak coğrafyaların en önemli tatlı su kaynağı olan taban suyunu hızla çekti. Yıllık yağış miktarının çok üzerinde su tüketimi, hidrolojik dengenin bozulmasına neden oldu. Bu durum, yüzeyde yeşil bir görünüm oluşmasına rağmen, taban suyu seviyesinin kritik sınırların altına inmesine sebep oldu.
Taban suyunun tükenmesi, sığ kök yapısına sahip yerel bitki örtüsünün tamamen kurumasına yol açtı. Bölgede tarım ve hayvancılıkla geçimini sağlayan köylülerin içme ve kullanma suyu temin ettiği kuyular da kullanılamaz hale geldi. Çölleşmeyi önlemek amacıyla başlatılan proje, yer altı kaynaklarının tükenmesiyle bölgeyi daha ağır bir kuraklık ve su kıtlığı tehdidiyle karşı karşıya bıraktı.