Bilim insanları, yerin kilometrelerce derinliğinde bulunan devasa altın yataklarının oluşumunu ve dağılımını inceledi. Hebei Jeoloji Üniversitesi'nden Song Mingchun liderliğindeki araştırma ekibi, yaptıkları çalışma sonucunda, bölgedeki altın damarlarının yaklaşık 4 bin metre derinliğe kadar uzanan fay sistemleriyle bağlantılı olduğunu tespit etti.
Çalışmada, 1.500 sondaj kuyusundan elde edilen veriler, jeofizik ölçümler ve üç boyutlu modellemeler kullanılarak yatakların yeraltı mimarisi detaylı bir şekilde analiz edildi. Elde edilen bulgular, Sanshandao ve Jiaojia fay hatlarının 4 bin metre derinliğe kadar indiğini ortaya koydu. Ancak, altının yer altında tek parça halinde bulunmadığı, farklı derinliklerdeki kayaçların arasına ve karmaşık fay hatları boyunca dağınık bir şekilde yayıldığı belirlendi. Bu durum, derinlerdeki cevhere ulaşmayı teknik açıdan güçleştiren önemli bir faktör olarak öne çıkıyor.
Kilometrelerce derinlikte madencilik faaliyetleri yürütmenin beraberinde yüksek sıcaklık, aşırı kaya basıncı, havalandırma zorlukları ve devasa kazı maliyetleri gibi ciddi engelleri getirdiği belirtildi. Araştırmada ayrıca, derin ve daha yatay konumlu cevher kütlelerinin, sığ ve dik konumlu kütlelere göre yaklaşık 3,5 kat daha zengin altın içeriğine sahip olduğu tespit edildi.
Bölgedeki altın birikiminin yaklaşık 120 milyon yıl önce, yer kabuğundaki kırıklardan sızan mineral zengini sıcak sıvıların belirli fay bölgelerinde yoğunlaşmasıyla oluştuğu tahmin ediliyor. Araştırmacılar, elde edilen bulguların gelecekteki altın arama çalışmalarına ışık tutabileceğini belirtirken, derinlerdeki zengin cevher yataklarının çıkarılmasının, yüksek maliyetler ve teknik zorluklar nedeniyle önemli yatırımlar ve ileri madencilik teknolojileri gerektirdiğinin altını çizdi.