Prof. Şermin Tağıl, Akdeniz'de biriken olağanüstü ısı miktarının sonbaharda sıra dışı hava olaylarını tetikleyebileceği konusunda uyarılarda bulundu. Denizlerde depolanan enerjinin atmosferi besleyen temel kaynaklardan biri olduğunu belirtti.
Akdeniz'in ortalama deniz yüzeyi sıcaklığının yaklaşık 28,4 dereceye ulaştığını ve bunun uzun dönem ortalamasının yaklaşık 2 derece üzerinde seyrettiğini ifade eden Tağıl, özellikle Doğu Akdeniz'de bu sıcaklıkların tarihi seviyelere yaklaştığını vurguladı. Doğu Karadeniz'de de deniz yüzeyi sıcaklıklarının mevsim normallerinin 1 ila 2 derece üzerinde olduğu gözlemlendi. Bu durumun, önümüzdeki günlerde hem Akdeniz hem de Karadeniz'de görülebilecek kuvvetli yağış ve fırtınalar için ilave enerji ve nem kaynağı oluşturduğu belirtildi.
Tağıl, özellikle bu yıl temmuz ve ağustos ayının ilk yarısında Akdeniz'de daha önce görülmemiş sıcaklıkların kaydedildiğini söyledi. Bu durumun, denizin geçmiş yıllardan biriktirdiği ısının üzerine yeni ısı eklenmeye devam ettiğini gösterdiğini dile getirdi. Ekvatoral Pasifik'te büyük bir sıcak su kütlesinin biriktiğini ve ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi'nin (NOAA) yıl sonuna kadar güçlü bir El Nino gelişme olasılığını yüzde 80 olarak değerlendirdiğini aktardı. Ancak Tağıl, Akdeniz'deki olağanüstü sıcaklıkları doğrudan El Nino'ya bağlamanın doğru olmadığını, Akdeniz'in uzun vadeli ısınmasının temel nedeninin küresel iklim değişikliği olduğunu, El Nino'nun ise bunun üzerine eklenen önemli bir iklim sinyali olduğunu belirtti.
Bu durumun kış aylarında kuzey enlemlerinden gelen hava akımlarının daha etkili olmasına katkı sağlayabileceğini ancak Türkiye'nin çok karlı bir kış yaşayacağını söylemenin bilimsel olarak doğru olmadığını belirten Tağıl, atmosferin çok değişken bir sistem olduğunu ifade etti. Bazı iklim projeksiyonlarının kutup girdabının parçalanma olasılığının artabileceğine işaret ettiğini de ekledi.
Asıl dikkat edilmesi gereken dönemin sonbahar olduğunu vurgulayan Tağıl, eğer bu yüksek deniz sıcaklıkları sonbahara taşınır ve uygun atmosferik koşullarla birleşirse, şiddetli sağanakları, aşırı yağışları, ani sel ve taşkınları ile kuvvetli fırtınaları besleyebilecek ilave enerji ve nem sağlayabileceğini söyledi. Özellikle ekim ve kasım aylarında bu riskin daha belirgin hale gelebileceğini belirtti.
Deniz sıcaklığının yüksek olmasının mutlaka 'medicane' oluşacağı anlamına gelmediğini ifade eden Tağıl, bunun gerçekleşmesi için uygun alçak basınç sistemi, atmosferik kararsızlık, yeterli nem ve uygun rüzgar koşullarının aynı anda oluşması gerektiğini açıkladı. Ancak olağanüstü sıcak bir denizin, bu koşullar oluştuğunda sistemin gelişmesi için önemli bir enerji kaynağı sağlayabileceğini, 2023 yılında yaşanan sürecin bunun dikkati çekici örneklerinden biri olduğunu sözlerine ekledi.