California'da nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan dağ sarı bacaklı kurbağalarının popülasyonunu artırmak amacıyla önemli bir adım atıldı. Yalnızca 2026 yılı içerisinde, San Bernardino ve San Jacinto dağları bölgesine 3 binden fazla kurbağa ve iribaş doğaya salındı. Bu çalışma, geçmişte bölgede yaygın olan türün yeniden çoğalmasını hedefliyor.
Tarihi Yaşam Alanlarının Yüzde 92'si Kayboldu
Dağ sarı bacaklı kurbağaları, daha önce California'nın yüksek rakımlı göl ve akarsularında sıkça rastlanan bir türdü. Ancak 1960'ların sonlarından itibaren türün sayısında ciddi bir azalma yaşandı. Günümüzde, bu kurbağaların tarihi yaşam alanlarının yaklaşık yüzde 92'si artık onlar tarafından kullanılmıyor. Özellikle güney dağ sarı bacaklı kurbağasının durumu kritik düzeyde bulunuyor. Uzmanlar, doğal ortamlarında 200'den az yetişkin bireyin kaldığını tahmin ediyor.
Türün gerilemesinde hastalıklar, bölgeye sonradan getirilen yabancı balık türleri, orman yangınları ve kuraklık gibi faktörler etkili oldu. California Balık ve Yaban Hayatı Dairesi de popülasyon kaybının başlıca nedenleri arasında yabancı balık türlerini, hastalıkları ve kuraklığı sıralıyor. Kurbağaları tehdit eden en önemli hastalıklardan biri olan öldürücü chytrid mantarına karşı, bazı kurbağalar doğaya bırakılmadan önce kontrollü olarak mantara maruz bırakılıp tedavi ediliyor. Bu yöntemle, hayvanların hastalığa karşı daha dirençli hale gelmeleri amaçlanıyor.
20 Yıldır Sürdürülen Kurtarma Çalışmaları
Türü yok olmaktan kurtarmaya yönelik çalışmalar 2006 yılında bir kurtarma girişimi olarak başlatıldı. Zamanla bu program, kontrollü üretim, genetik çeşitliliğin korunması, hastalıklarla mücadele ve kurbağaların yeniden doğaya entegrasyonunu içeren kapsamlı bir çalışmaya dönüştü. Bu yıl kurbağaların bırakıldığı alanlardan biri Big Bear bölgesindeki Bluff Lake oldu. Ekipler, kontrollü koşullarda yetiştirilen kurbağaları yüksek rakımlı doğal yaşam alanlarına taşıyarak göl ve çevresine bıraktı. Doğaya salınan hayvanların sağlık durumları, hayatta kalma oranları ve yeni ortamlara uyumları araştırmacılar tarafından yakından takip ediliyor. Programın uzun vadeli hedefi, yalnızca doğaya binlerce kurbağa bırakmak değil, aynı zamanda insan müdahalesine gerek duymadan üreyebilen ve varlığını sürdürebilen popülasyonların yeniden oluşmasını sağlamak.