Kosta Rika'nın güneyindeki ormanlık alanlarda, Kolomb öncesi döneme ait olduğu belirlenen ve gizemini koruyan yüzlerce taş küre bulundu. İlk olarak 1930'lu yıllarda tarım arazisi açma çalışmaları sırasında tesadüfen keşfedilen bu eserlerin üretim teknikleri ve tam işlevleri hakkında kesin bilgiler bulunmuyor.
Ağırlıkları 15 tona kadar çıkabilen ve çapları iki metreyi aşan 300'den fazla taş küre üzerinde koruma ve inceleme çalışmaları devam ediyor. Bu eserlerin büyük çoğunluğu, ocakları bölgeden kilometrelerce uzakta bulunan gabro ve granodiyorit gibi sert magmatik kayaçlardan yontulmuştur. Yaklaşık iki düzinelik bir grup ise kireçtaşı ve kumtaşından üretilmiştir.
Metal aletlerin bulunmadığı bir dönemde bu sert taşların nasıl işlendiği ve pürüzsüz küresel formların hangi yöntemlerle elde edildiği bilinmiyor. Uzmanlar, taşların vurma ve sürtme yoluyla aşamalı olarak şekillendirildiğini tahmin ediyor. İlk keşfedildikleri dönemde koruma altına alınamayan bazı küreler, özgün arkeolojik bağlamlarından koparılarak özel mülklere ve kamu binalarına taşınmıştır.
Günümüzde Palmar Sur yakınlarındaki Finca 6 arkeolojik sit alanı, orijinal yerleşim düzenini koruyan iki küre hizalanmasına ev sahipliği yapmaktadır. 2014 yılında "Diquis Taş Küreleri ile Kolomb Öncesi Şeflik Yerleşimleri" adı altında UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne dahil edilen bölgedeki çalışmalar, 2018'de hidroelektrik santral projesinin iptali, 2020'de iki ana kürenin restorasyonu ve 2025'te nadir kireçtaşı küreler üzerinde gerçekleştirilecek teknik konservasyon çalışması gibi adımlarla sürdürülmektedir.