Antik dünyanın yedi harikasından biri olarak kabul edilen İskenderiye Feneri'ne ait devasa yapı parçaları, Akdeniz'in derinliklerinden çıkarıldı. PHAROS projesi kapsamında yürütülen su altı operasyonlarında, efsanevi fenerin giriş kapısına ait olduğu değerlendirilen anıtsal taş bloklar su yüzüne taşındı.
Deniz Tabanından 80 Tonluk Dev Bloklar Çıkarıldı
Yürütülen titiz çalışmalar neticesinde, deniz tabanından toplamda 22 adet anıtsal blok kaldırıldı. Bu blokların fenerin lentolarını, kapı pervazlarını, devasa eşiklerini ve kaldırım taşlarını içerdiği tespit edildi. Fransa Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi (CNRS) bünyesinde görev yapan uzmanlar tarafından yapılan açıklamalarda, çıkarılan her bir bloğun ağırlığının 70 ile 80 ton arasında değiştiği ifade edildi.
Söz konusu buluntuların, Mısır ve Yunan mimari estetiğinin bir sentezi olan fenerin giriş kısmına ait olduğu üzerinde duruluyor. 1968 yılında ilk kez fark edilen kalıntıların, 1994 yılında arkeolog J.Y.E. tarafından yapılan kapsamlı haritalama çalışmalarının ardından, modern mühendislik teknikleriyle ilk kez karaya çıkarılması arkeoloji dünyasında büyük yankı uyandırdı.
Dijital Teknolojilerle Yeniden İnşa Süreci
Bulunan taş bloklar, sadece fiziksel olarak değil, dijital ortamda da yeniden inşa ediliyor. Dassault Systèmes Vakfı desteğiyle yürütülen projede, her bir parça yüksek hassasiyetli fotogrametri teknolojisi kullanılarak milimetrik olarak taranıyor. Elde edilen 3D modeller, antik dönem tasvirleriyle karşılaştırılarak fenerin orijinal yapısına en yakın dijital rekonstrüksiyonun oluşturulması hedefleniyor.
MÖ 3. yüzyılda Ptolemaios hanedanlığı döneminde inşa edilen ve 100 metreyi aşan yüksekliğiyle bilinen yapı, tarih boyunca sismik hareketler nedeniyle zarar görmüştü. Özellikle 1303 yılındaki büyük depremle kullanılamaz hale gelen fenerin kalıntılarından elde edilen veriler, Akdeniz'in derinliklerindeki bu tarihi mirasın silüetini gün yüzüne çıkarmaya devam ediyor.