🇺🇸 USD 46,68₺ ▲0.02%
🇪🇺 EUR 53,26₺ ▲0.04%
🥇 ALTIN 6.082₺ ▼0.46%
₿ BTC 2,81M₺ ▲2.55%
02 Temmuz 2026, Perşembe
Bilim

Güney Afrika'daki 200 Bin Yıllık Mağarada Yeni Yaşam Kanıtları: Kül ve Bitki Kullanımı Tespit Edildi

Güney Afrika'daki Border Cave'de yapılan araştırmalar, 200 bin yıl önceki insanların yataklarını kül ve özel otlarla düzenli bir şekilde hazırladığını ortaya koydu.

İmza: Gelecek Tekno Bilim Servisi Yayın: 👁 10,684
Güney Afrika'daki 200 Bin Yıllık Mağarada Yeni Yaşam Kanıtları: Kül ve Bitki Kullanımı Tespit Edildi

Güney Afrika'da yürütülen arkeolojik çalışmalar, Border Cave olarak bilinen mağarada binlerce yıl öncesine ait alışılagelmişin dışında yaşam pratiklerini gün yüzüne çıkardı. University of the Witwatersrand araştırmacıları tarafından gerçekleştirilen incelemeler, eski insanların yaşam alanlarını organize etme biçimlerine dair kritik veriler sundu.

Yapılan mikroskobik analizler sonucunda, mağara sakinlerinin yataklarını oluştururken Panicoideae grubuna ait otları kullandıkları belirlendi. Araştırmanın en dikkat çekici bulgusu ise bu bitkisel yatakların büyük bir kısmının kül tabakalarının üzerine inşa edilmiş olmasıdır. Bilim insanları, külün zeminde ısıyı koruduğunu ve ortamın kuru kalmasını sağlayarak böcekleri uzaklaştırmış olabileceğini öngörüyor.

İncelemeler kapsamında toplamda altı farklı yatak tipi tanımlanırken, daha önce benzerine rastlanmayan üç yeni yapı tipi de tespit edildi. Mağara sakinlerinin yataklarını düzenli olarak yeniledikleri, bitkileri üst üste serdikleri ve zamanla ezilen katmanları kontrollü bir şekilde yaktıkları gözlemlendi. Bu durum, mağarada binlerce yıl süregelen düzenli bir yaşam alışkanlığının varlığını kanıtlıyor.

Araştırma, 200 bin ile 43 bin yıl öncesine ait katmanları kapsamaktadır. 60 bin ile 43 bin yıl öncesine tarihlenen daha genç katmanlarda, kullanım yoğunluğunun ve yanık izlerinin azaldığı saptandı. Bu bulgu, mağaranın belirli dönemlerde daha küçük gruplar tarafından kullanılmış olabileceği şeklinde yorumlanıyor. Çalışmanın sonuçları Journal of Archaeological Science dergisinde yayımlandı.

İlgili Haberler