Georgia eyaletinde, nükleer santral inşaat sahasında yapılan kazı çalışmaları sırasında 4 metrelik tarih öncesi bir canlıya ait fosil kalıntıları bulundu. İnşaat faaliyetleri sırasında yer altı katmanlarında devasa kemik parçalarına rastlanması üzerine çalışmalar durduruldu ve durum paleontologlara bildirildi.
Georgia Southern Üniversitesi'nden araştırmacıların da katıldığı kazılarda, bulunan kalıntıların Eosen dönemine ait olduğu ve o dönemde bölgenin sığ bir deniz tabanı olduğu belirlendi. Bilimsel literatüre Georgiacetus vogtlensis adıyla geçen bu canlı türü, balinaların karadan denize geçiş evresindeki en önemli fosil örneklerinden biri olarak kayıtlara geçti.
Paleontolojik incelemeler sonucunda, yaklaşık 4 metre uzunluğundaki Georgiacetus vogtlensis'in leğen kemiğinin (pelvis) omurgaya sıkıca bağlı olmadığı tespit edildi. Bu anatomik özellik, modern balinalarda da gözlemlenmektedir ve canlının yaşamının büyük bölümünü suda yüzerek geçirdiğini, karada yürümesinin mümkün olmadığını göstermektedir. Ancak iskelette arka uzuvlara ait bağlantı noktalarının belirgin olması, bu canlının evrimsel süreçte iki farklı yaşam biçiminin ortasında yer aldığını ortaya koyuyor.
Bilim insanları, Georgiaciacetus vogtlensis fosilini, Asya'da bulunan daha eski ilkel balina (protoset) türleriyle karşılaştırdı. Yapılan anatomik kıyaslamalar, Georgia'da bulunan türün Asya kökenli ilkel canlılardan evrildiğini, ancak aynı zamanda modern balinalara giden gelişmiş özellikleri de taşıdığını gösterdi. Uzmanlar, bu canlının kuyruk yüzgeçleri yerine güçlü arka bacaklarını kullanarak yüzdüğünü tahmin etmektedir.
Sadece kafatası 76 santimetre uzunluğunda olan bu tarih öncesi canlı, yarı suda yaşayan memelilerin tamamen deniz canlısına dönüşme sürecindeki eksik evrimsel halkayı temsil ediyor. Nükleer Düzenleme Komisyonu'nun da yakından takip ettiği kazıların ardından, Alabama ve Mississippi eyaletlerinde de benzer destekleyici fosillerin bulunduğu bildirildi. Vogtle İstasyonu'nda elde edilen bulgular, eyalet tarihinin en önemli paleontolojik keşiflerinden biri olarak kabul ediliyor.