Kuzey Kutbu'na yakın bir yerleşim yeri olan Longyearbyen'de, yıllardır donmuş halde bulunan toprak tabakasının iklim değişikliği nedeniyle çözülmesi, bölgenin su kaynaklarının güvenliğini yeniden gündeme getirdi. Yetkililer, içme suyundaki kirlenme riskine karşı acil önlemler almaya başladı.
Yaklaşık 2.600 kişinin yaşadığı Longyearbyen'de içme suyu, Isdammen adlı 2,5 kilometre uzunluğundaki gölden temin ediliyor. Ancak küresel sıcaklıkların yükselmesiyle birlikte donmuş toprağın çözülmesi, yer altındaki kayaçların su ve oksijenle temas etmesine yol açtı. Bilim insanları, kayaçlarda bulunan pirit mineralinin oksitlenmesi sonucu oluşan asidin, ağır metallerin çözünerek göle karışmasına neden olduğunu belirtiyor.
Yapılan ölçümlerde, içme suyundaki mangan miktarının önerilen sınırın 25 katına kadar çıktığı tespit edildi. Kasabada yapılan son ölçümlerde mangan seviyesinde bir miktar düşüş gözlemlenmesine rağmen, nikel ve sülfat miktarlarının hala yüksek olduğu belirlendi. Bu durum nedeniyle yetkililer, halkın musluk suyunu tüketmemesi yönündeki uyarıyı sürdürüyor.
Kasaba sakinleri, içme suyu ihtiyaçlarını karşılamak üzere belirlenen dağıtım noktalarından ücretsiz olarak arıtılmış su temin edebiliyor. Yerel yönetim, musluk suyunun içilmemesini ve yemek yapımında kullanımının da sınırlandırılmasını tavsiye ediyor. Kuzey Kutbu'na yaklaşık 1.300 kilometre mesafede bulunan Longyearbyen, dünyanın en hızlı ısınan yerleşimlerinden biri olarak kayıtlara geçti. Bölgedeki sıcaklıklar, küresel ortalamanın 5 ila 7 katı daha hızlı artış gösteriyor.
Bu durum, yıllardır donmuş halde duran toprak tabakalarının çözülme sürecini hızlandırıyor. Yerel yönetim, içme suyu sorununa kalıcı bir çözüm bulmak amacıyla yeni filtreleme sistemleri ve deniz suyunu arıtma gibi seçenekleri değerlendirme aşamasında. Bilim insanları ise benzer sorunların Kuzey Kutbu çevresindeki diğer yerleşim yerlerinde de ortaya çıkabileceği konusunda uyarıda bulunuyor.