İstanbul doğumlu Hüseyin Altay, baba mesleği olan kuyumculuğu sürdürüyor. Ortaokul eğitiminin ardından iş hayatına atılan Altay, çeşitli alanlarda çalıştıktan sonra Sivrihisar cebesi üretimine yöneldi.
Sivrihisar cebesi, yaklaşık 1500-1600 yıllık bir geçmişe sahip ve Frigler dönemine kadar uzandığı belirtiliyor. Eski mezarlıklar ve sandıklardan çıkan örnekler, yüzlerce yıllık cebelerin varlığını gösteriyor. Hüseyin Altay'ın gördüğü en eski örnek yaklaşık 300 yıllık. Trabzon cebesine benzeyen bu örgü çeşidinin, eskiden askerlerin kullandığı zırh örgüsünden zamanla takıya dönüştüğü ifade ediliyor. Altay, bu kültürel mirası yaşatmaya çalıştıklarını belirtti.
Bir Sivrihisar cebesinin üretimi 3 ila 4 gün sürüyor. Altın külçesi eritilerek tel haline getiriliyor ve ardından örgü, çıkarma, yıkama, tarama, kilit, cila, parlatma ve yaldız gibi işlemler yapılıyor. Üretimde ağırlıklı olarak 22 ayar altın kullanılıyor.
Üretilen cebelerin gramına ve modeline göre fiyatları değişiyor. Ortalama bir Sivrihisar cebesinin fiyatı 600 bin ile 1 milyon lira arasında seyrederken, elmas kullanılan özel modeller için 1 milyon 700 bin liraya kadar fiyat biçilebiliyor. Gelenek gereği Sivrihisar'da evlenen kadınlara alınan bileziklerden birinin mutlaka bu cepseden oluştuğu kaydedildi.
Mesleğin tamamen el işçiliğine dayandığını vurgulayan Altay, yapay zekâ ve teknolojinin bu alanda bir tehdit oluşturmadığını düşünüyor. Altay, 'Biz tamamen el emeğiyle çalışıyoruz. Bu meslek el emeği ve ustalık istiyor. Gençlere bu işi sevdirip mesleği öğretmeye devam ettiğimiz sürece yapay zekânın ve teknolojinin bu mesleği bitireceğini düşünmüyorum.' dedi.