Yönetim Danışmanı Barış Sazak'ın analizine göre, yapay zeka teknolojilerindeki gelişmeler, özellikle grafik işlem birimleri (GPU) ve yüksek bant genişlikli bellek (HBM) talebinde önemli bir artışa yol açtı. Elektrikli araçların yaygınlaşması, enerji sistemlerinin yenilenmesi, nesnelerin interneti (IoT) uygulamalarının genişlemesi, uzay teknolojileri yatırımları ve çip yoğun savunma sistemleri de bu talebi destekleyerek yarı iletken sektöründe bir süper döngü oluşturuyor.
Sektördeki bu hareketlilik, üç büyük HBM üreticisinin gelecek yıl, ABD'deki yedi büyük teknoloji devinin toplam kârını aşabileceği öngörüsünü beraberinde getiriyor. Örneğin, SK Hynix geçtiğimiz ay ABD'de gerçekleştirdiği 27 milyar dolarlık hisse ihracıyla, yabancı bir şirketin bugüne kadarki en büyük işlemi unvanını elde ederek Alibaba'nın 2014 yılındaki 25 milyar dolarlık halka arzını geride bıraktı.
Tarihsel olarak, hegemonya ve teknolojik üstünlük arasındaki korelasyon dikkat çekicidir. Günümüzde bu durum, özellikle yapay zeka ve yarı iletken gibi birbirini besleyen sektörlerde belirginleşiyor. Bu alanda iki ülke öne çıkıyor: Çin ve ABD. Çin, imalat kapasitesinde önemli bir hakimiyete sahip olmasına rağmen, yarı iletken sanayisinde henüz takipçi konumunda bulunuyor. Dünya Ticaret Örgütü'ne katıldığı dönemde küresel imalatın %6'sını oluşturan Çin'in payı, bugün dünya imalat katma değerinin yaklaşık %30'una ulaşmış durumda. Ancak, en gelişmiş entegre devrelerin yaklaşık %90'ı, Çin'in kendi toprağı olarak gördüğü ancak fiilen kontrol edemediği Tayvan'da üretiliyor. Bu durum, küresel çip tedarik zincirini, siyasi tartışmaların merkezindeki Tayvan'ın kesintisiz katılımına ve resmi statüsüne fazlasıyla bağımlı hale getiriyor.
Sektörün büyüklüğü de bu rekabeti körüklüyor. 2025 yılında küresel yarı iletken satışlarının %25 artışla 792 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Bu yıl ise %20'nin üzerinde bir büyüme ile 1 trilyon dolara dayanması öngörülüyor. Bu rakamlar, sektörün 2005-2020 dönemindeki yıllık ortalama %5,5'lik büyüme oranına kıyasla çarpıcı bir ivmeyi gösteriyor.
Çin ve ABD'nin Stratejileri
Çin, yarı iletkenleri 1988'de stratejik bir sektör olarak belirlemesine rağmen, kapasite geliştirme süreci yavaş ilerledi. Bu nedenle 2014'te Entegre Devre Sanayi Fonu kuruldu. Fonun ilk aşamasında SMIC gibi temel üretim kapasitelerine, ikinci aşamasında ise yerli wafer üretimine yatırım yapıldı. 2024'te başlayan üçüncü aşama, yüksek teknoloji çipler ve olası darboğazlara yönelik yerli çözümler geliştirmeye odaklanıyor. Toplam devlet yatırımı 100 milyar dolara ulaşırken, piyasa altı krediler ve arazi tahsisleri gibi dolaylı desteklerle bu rakam daha da artıyor.
ABD ise mevcut güçlü tasarım ve üretim ekipmanı altyapısını kullanarak farklı bir strateji izledi. Temel açığı ileri düzey wafer üretimindeydi. 2022'de kabul edilen CHIPS Yasası ile imalat sübvansiyonları, Ar-Ge ve iş gücü için toplam 52 milyar dolarlık federal destek sağlandı. Ayrıca, Ekim 2022'den bu yana Çin'e yönelik ihracat kontrolleri genişletildi.
Tartışmalı MATCH yasasıyla ABD, Japon ve Avrupalı ekipman tedarikçilerinin Çin'e yönelik ihracat kısıtlamalarını kendi politikalarıyla uyumlu hale getirmelerini talep ediyor. Bu yasanın temel amacı, ABD şirketlerinin rekabet edebileceği eşit bir alan yaratmaktır.
Uluslararası Yatırımlar ve Pazar Payı Hedefleri
ABD, uluslararası düzenlemeleri bir araç olarak kullanırken iç yatırımlarını da güçlendiriyor. TSMC'nin Arizona'daki toplam yatırımı 265 milyar dolara ulaştı. Bu yatırımla ABD'nin 300 milimetrelik wafer üretim kapasitesindeki payının 2030'a kadar %10'a yaklaşması, ileri düzey üretimde ise %25'e ulaşması bekleniyor.
Diğer ülkeler de bu alandaki rekabete kayıtsız kalmıyor. Tayvan, ileri teknoloji üretim kapasitesini koruyarak fiili özerkliğinin güvencesini pekiştiriyor. Güney Kore, HBM pazarında %75 pay ile lider konumda bulunuyor ve Samsung ile SK Hynix, 2040 yılına kadar 1 trilyon dolarlık yeni yatırım planladıklarını duyurdu.
Avrupa Birliği, Eylül 2023'te yürürlüğe giren Çip Yasası ile 2030'a kadar küresel pazar payını %20'ye çıkarmayı hedefliyor. Japonya, Rapidus'u milli şampiyon olarak konumlandırarak yeni sanayi kümeleri oluşturuyor. ASEAN ülkeleri ise "Çin+1" stratejisiyle üretim kapasitelerini çeşitlendiriyor. Singapur tasarım ve Ar-Ge'de öne çıkarken, Malezya ve Tayland da yatırım çekmek için çeşitli stratejiler uyguluyor.