🇺🇸 USD 46,10₺ ▼0.01%
🇪🇺 EUR 53,21₺ ▼0.08%
🥇 ALTIN 6.267₺ ▼0.80%
₿ BTC 2,84M₺ ▼2.40%
10 Haziran 2026, Çarşamba
Teknoloji

Yapay Zekâ Dönüşümü Türkiye'de İstihdam İçin Risk Oluşturuyor

Türkiye, yapay zekâ teknolojilerinin küresel işgücünü dönüştürmesiyle istihdam krizi riskiyle karşı karşıya. Düşük teknoloji yatırımı ve adaptasyon, uzun vadede ciddi sorunlara yol açabilir.

İmza: Gelecek Tekno Teknoloji Servisi Yayın: 👁 2,993
Yapay Zekâ Dönüşümü Türkiye'de İstihdam İçin Risk Oluşturuyor

Türkiye, yapay zekâ (YZ) teknolojilerinin küresel ölçekte işgücünü dönüştürdüğü bir dönemde, rekabet gücünü ve istihdamını koruma konusunda kritik bir sınavla karşı karşıya. Dünya genelinde büyük şirketler operasyonlarını YZ'ye göre yeniden şekillendirirken, Türkiye'deki uzmanlar düşük teknoloji yatırımı ve sınırlı dönüşüm kapasitesinin, kısa vadede işleri koruyabilecek gibi görünse de uzun vadede ciddi bir istihdam krizine yol açabileceği uyarısında bulunuyor.

Dünya Ekonomik Forumu'nun (WEF) raporuna göre, şirketlerin yüzde 41'i önümüzdeki yıllarda YZ nedeniyle işgücünü azaltmayı planlıyor. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ise dünya genelinde her dört çalışandan birinin YZ'den etkilenebilecek işlerde çalıştığını belirtiyor. Goldman Sachs'ın raporuna göre ise YZ, küresel ölçekte 300 milyon tam zamanlı işi otomasyona maruz bırakabilir.

Türkiye'de YZ yatırımları ve kurumsal adaptasyonun henüz sınırlı seviyede olduğu görülüyor. TÜSİAD ve Bain&Company araştırmasına göre, şirketlerin yalnızca yüzde 30'u bu alanda net bir yol haritasına sahip. TÜSİAD ve PwC verileri, Türkiye'nin 2019-2024 dönemindeki toplam YZ yatırımının yaklaşık 0.5 milyar dolarda kaldığını gösteriyor. Aynı dönemde küresel yatırımlar 725 milyar doları aştı. Türkiye Yapay Zekâ İnisiyatifi'nin (TRAI) raporuna göre, ekosistemdeki girişim sayısı artsa da şirketlerin genel YZ'yi iş süreçlerine entegre etme oranı yüzde 19, üretken YZ entegrasyonu ise yüzde 8.5 seviyesinde bulunuyor.

Uzmanlar, düşük adaptasyonun kısa vadede istihdamı koruduğu izlenimi verse de uzun vadede daha büyük riskler taşıdığına dikkat çekiyor. ODTÜ İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erkan Erdil, YZ'nin etkilerinin finans, bankacılık, sigortacılık, muhasebe ve müşteri hizmetleri gibi alanlarda hissedilmeye başlandığını belirtti. Otomotiv, beyaz eşya, makine ve tekstil gibi Türkiye istihdamının lokomotifi olan sektörlerin henüz doğrudan etkilenmediğini ifade eden Erdil, küresel değer ve tedarik zincirlerine entegre olan bu sektörlerde yapısal dönüşümlere ayak uydurulamazsa sonuçların travmatik olabileceği uyarısında bulundu. Erdil, boşa çıkan iş gücünü değerlendirecek politikalar ve kamusal beceri kazandırma seferberliği gerektiğini vurguladı.

Çalışma ekonomisi uzmanı Prof. Aziz Çelik, teknolojik dönüşümlerin istihdamı yok etmek yerine yeniden yapılandırdığını ancak asıl sorunun elde edilecek verimliliğin kimin lehine dağıtılacağı olduğunu belirtti. Çelik, YZ kaynaklı verimliliğin çalışanlara aktarılmayıp kârlara yönlendirilmesi durumunda iç talebin daralacağını söyledi. Dönüşümün yönetilebilmesi için İŞKUR'un kapasitesinin genişletilmesi, dijital altyapı yatırımlarının artırılması ve devletin nitelikli hizmet alanlarında istihdam yaratarak piyasanın açığını kapatması gerektiğini ifade etti. YZ'nin çalışma sürelerinin kısaltılması, boş zamanın demokratikleşmesi ve refah artışının tabana yayılması için kullanılması gerektiğini ekledi.

İlgili Haberler