Türkiye'de işverenlerin büyük çoğunluğu, işe alım süreçlerinde yapay zeka ve benzeri beceri temelli değerlendirmeleri önceliklendiriyor. Yapılan bir araştırmaya göre, işverenlerin yüzde 97'si giriş seviyesi pozisyonlarda beceri odaklı işe alım yöntemlerini kullanırken, yüzde 92'si bu yöntemi yaygın olarak benimsemiş durumda.
Araştırma sonuçları, geleneksel diploma ve iş deneyimi şartlarının yanı sıra, adayların sahip olduğu doğrulanabilir becerilerin de işe yerleştirmede kritik bir faktör haline geldiğini gösteriyor. İşverenlerin yüzde 94'ü, üretken yapay zeka becerilerine sahip çalışanların kurumlara önemli avantajlar sağlayacağına inanıyor. Hatta, bu yetkinlik belgesine sahip ancak daha az deneyimli adaylar, belgeye sahip olmayan daha deneyimli adaylara göre yüzde 87 oranında daha fazla tercih ediliyor.
Mikro yetkinlik sahibi çalışanların ilk iş yıllarında, bu belgelere sahip olmayanlara kıyasla daha iyi performans gösterdiği belirtiliyor. İşverenlerin yüzde 96'sı bu durumu teyit ederken, yüzde 83'ü bu tür çalışanların istihdam edilmesiyle eğitim maliyetlerinden tasarruf sağlandığını ifade ediyor. Ayrıca, işverenlerin yüzde 75'i, mikro yetkinlik sahibi mezunlara daha yüksek başlangıç maaşı verme eğiliminde.
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından önümüzdeki akademik yıldan itibaren uygulamaya konulacak olan Mikro Yeterlilikler Çerçevesi ile öğrenciler, üniversite dışında edindikleri nitelikli eğitimleri akademik krediye dönüştürebilecek. Mikro yeterlilikler, belirli bir alanda kısa süreli öğrenme süreçleri sonucunda kazanılan bilgi, beceri ve yetkinliklerin ölçülmesi, doğrulanması, belgelendirilmesi ve akredite edilmesini sağlayan yenilikçi bir öğrenme modeli olarak tanımlanıyor.