Okyanus aşırı ağır yük taşımacılığı için geliştirilen ve 'uçan gemi' olarak adlandırılan Pelican ULTRA projesi, hiçbir zaman üretilemeden tarihe karıştı. Proje, deniz yüzeyine yakın uçarak 'yer etkisi' aerodinamik sisteminden faydalanmayı hedefliyordu. Bu sayede yakıt tüketiminin azaltılması amaçlanıyordu.
Pelican ULTRA'nın en dikkat çekici özelliği devasa boyutlarıydı. Yaklaşık 122 metre uzunluğunda ve 152 metre kanat açıklığına sahip olan araç, tarihteki en büyük uçak projelerinden biri olarak öne çıkıyordu. Aracın ağırlığını taşıyabilmesi için 76 tekerlekli özel bir iniş sistemi planlanmıştı. Tasarıma göre, dev araç aynı anda onlarca askeri araç, ağır yük ekipmanı ve tank taşıyabilecekti. Bazı raporlara göre, tek seferde 17 adet M1 Abrams tankı taşıma kapasitesine sahip olacaktı.
Proje, normal uçaklardan farklı olarak su yüzeyine yakın irtifalarda uçmayı planlıyordu. Bu yöntemle, yere yakın uçuş sırasında oluşan hava basıncından ekstra kaldırma kuvveti elde edilmesi amaçlanıyordu. Boeing mühendisleri, bu sayede aracın okyanusları daha düşük yakıt tüketimiyle aşabileceğini öngörüyordu. Projenin hem askeri hem de ticari taşımacılık alanlarında kullanılabileceği belirtilmişti.
Büyük ilgi görmesine rağmen, Pelican ULTRA projesi hiçbir zaman gerçek üretim aşamasına geçemedi. Uzmanlar, projenin rafa kaldırılmasının başlıca nedenleri arasında dev boyutları, yüksek maliyeti ve karşılaşılan teknik zorlukları gösteriyor. Buna rağmen Pelican ULTRA, havacılık tarihinin en sıra dışı ve iddialı projelerinden biri olarak anılmaya devam ediyor.