2018 yılı bahar aylarında Ankara Kızılay'da bulunan Yargıtay binası yakınlarında, geri dönüşüm kutusunda bulunan yüzlerce kitap ve belge, dikkatli bir göz tarafından fark edildi. Hakim C.F.K. tarafından bulunan bu materyaller arasında 1940'lı yıllara ait İngilizce ve Türkçe astronomi, fizik ve matematik kitapları ile ODTÜ yazışmaları ve TÜBİTAK davetiyeleri yer alıyordu. Bu belgelerin arasında bulunan bir adet Nutuk, Hasan Âli Yücel'in 15 Ekim 1942 tarihli imzasıyla dikkat çekti. Yücel'in imzasındaki metinde, öğrenci Dilhan Eryurt'a hitaben, onun Atatürk gibi millete büyük hizmetler etmesi yönündeki temennisi yer alıyordu. Bu temenni, dönemin derece yapan öğrencilerine verilen Nutuk'un, gelecekte hem ülkesine hem de dünyaya faydalı olacak bir bilim insanına, Türkiye'nin ilk kadın astrofizikçisi ve NASA'da görev alan ilk Türk bilim insanı Dilhan Eryurt'a hediye edildiğini ortaya koydu.
Dilhan Ezer Eryurt, 29 Kasım 1926'da İzmir'de doğdu. Babası A.E., Cumhuriyet'in ilk yıllarında ziraat alanında önemli çalışmalara imza atmış ve Ege Üniversitesi'nin temellerini oluşturan Yüksek Ziraat Mektebi'nin kurucusuydu. Babasının Ankara'da görevlendirilmesiyle Eryurt'un çocukluğu da Ankara'da geçti. Mimar Kemal İlkokulu ve Ankara Kız Lisesi'nde eğitimini tamamlayan Eryurt, ardından İstanbul Üniversitesi'nde yüksek matematik lisansını aldı. Bu süreçte, 1933'teki 'darülfünun reformu' kapsamında Türkiye'de bulunan Alman bilim insanları ve dönemin önemli Türk hocalarından K.E. ve A.Y.'dan dersler aldı.
Matematiğe olan ilgisini derinleştirmek isteyen Eryurt, 'matematiğin tatbik edileceği bir alan arayışında astrofiziği bulduğunu' ifade etmiştir. Bu alanda hem matematiği kullanma hem de doğa olaylarını açıklama imkanı bulmuştur. 1943'te Ankara'da Fen Fakültesi'nin, bir yıl sonra da Ankara Üniversitesi bünyesinde Astronomi Bölümü'nün kurulmasıyla bu alandaki çalışmaları hızlandı. 1946'da bölüm başkanlığına getirilen gökbilimci T.O.K.'nun iki yıl asistanlığını yapan Eryurt, 1953'te ABD'ye giderek Michigan Üniversitesi'nde Astronomi Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. L.G. ile çalıştı. Michigan'da kalma fırsatı bulmasına rağmen Ankara'ya dönerek astrofizik anabilim dalında doktorasını tamamladı. Doktorası sürecinde ünlü astrofizikçi E.A.K.'in danışmanlığında, Ahlatlıbel'deki gözlemevinin kurulumuna katkı sağladı.
1959'da Uluslararası Atom Enerji Ajansı (IAEA) bursuyla Kanada'ya giden Eryurt, Chalk River Atom Enerjisi Laboratuvarı'nda astrofizikçi A.G.W.C. ile çalıştı. Cameron'ın isteği üzerine evrendeki ilk yıldızların iç yapısını araştıran Eryurt, bilgisayar destekli çalışmalarıyla bu incelemeleri gerçekleştirdi. Ardından Indiana Üniversitesi Goethe Link Rasathanesi'nde Prof. Dr. M.W. ile gözlemler yaptı. National Academy of Sciences (Ulusal Bilim Akademisi) bursuyla NASA'nın Goddard Uzay Araştırmaları Enstitüsü'nde görev aldı.
NASA'daki görevi sırasında Dilhan Eryurt, NASA'da çalışan ilk Türk kadın unvanını elde etti ve enstitüdeki tek kadın astronom oldu. Burada astrofizikçi A. Graham Walter Cameron ile yeniden çalışma fırsatı bularak Güneş sistemi üzerine araştırmalar yaptı. Yaptığı önemli bir tespit, Apollo projesine katkı sağladı. Eryurt, Güneş'in ilk dönemlerinde daha sıcak olduğunu ve zamanla parlaklığının azalarak bugünkü haline geldiğini belirten araştırmalarının, Dünya'nın oluşumu ve Ay yolculuğu açısından önem taşıdığını belirtti. Bu çalışmaları nedeniyle Apollo Başarı Ödülü'ne layık görüldü.
1968'de NASA'daki çalışmalarına devam ederken ODTÜ Fizik Bölümü'nde ders vermeye başlayan Eryurt, 1973'te 'ülkesine dönerek öğrendiklerini gençlere aktarma ve bilim insanı yetiştirme' arzusuyla Türkiye'ye döndü ve ODTÜ'de astrofizik anabilim dalında çalışmalarına devam etti.