🇺🇸 USD 49,33₺ ▲0.10%
🇪🇺 EUR 55,43₺ ▲0.29%
🥇 ALTIN 6.657₺ ▲1.65%
₿ BTC 4,06M₺ ▼0.50%
09 Ekim 2026, Cuma
Bilim

Seyşeller'deki Bir Adada 180 Bin Dev Kaplumbağa Yaşıyor

Seyşeller'deki Aldabra Atolü'nde yapılan araştırmalar, dev kaplumbağa popülasyonunun 180 bine ulaştığını gösterdi. Bu, koruma çalışmalarının başarısını kanıtlarken, iklim değişikliği ve istilacı türler tehdit oluşturmaya devam ediyor.

İmza: Gelecek Tekno Bilim Servisi Yayın: 👁 10,749
Seyşeller'deki Bir Adada 180 Bin Dev Kaplumbağa Yaşıyor

Seyşeller'deki bir adada yürütülen araştırmalar, serbest dolaşan dev kaplumbağa popülasyonunun önemli ölçüde arttığını ortaya koydu. Onlarca yıl süren koruma programlarının ardından, Aldabra dev kaplumbağalarının sayısı, Seyşeller'in insan nüfusunu geride bırakarak yaklaşık 180 bine ulaştı.

Seyşeller Adaları Vakfı (SIF) ve Exeter Üniversitesi işbirliğiyle gerçekleştirilen son çalışma, Aldabra Atolü'nde yaşayan bu kaplumbağa türü için şimdiye kadar kaydedilen en yüksek rakam olan 180 bin bireyin bulunduğunu tespit etti. Yeni veriler, 2018 ile 2022 yılları arasında beş yıl boyunca yapılan sayımların analiz edilmesiyle elde edildi. Bu çalışma, 1990'ların sonlarında 100 bin olarak tahmin edilen nüfus rakamından bu yana yapılan ilk güncelleme olma özelliğini taşıyor.

Aldabra Atolü, dev kaplumbağaların vahşi doğada yaşamını sürdürdüğü dünyadaki iki önemli yerden biri olarak biliniyor. Diğer popülasyon ise Galapagos Adaları'nda daha küçük bir grupla varlığını sürdürüyor. SIF İcra Kurulu Başkanı Dr. Frauke Fleischer-Dogley, 180 binden fazla serbest dolaşan kaplumbağanın, koruma çalışmalarına verilen uzun vadeli desteğin başarısını gösterdiğini belirtti. Bu durumun, Seyşeller, dünya ve Aldabra'yı koruma çabası veren herkes için sevindirici bir gelişme olduğunu vurguladı.

Ekoloji ve Evrim adlı bilimsel dergide yayımlanan araştırma, yetişkin ve yarı yetişkin kaplumbağa sayısının 183 bine yaklaşmasıyla nüfusun nispeten istikrarlı kaldığını gösterdi. 19. yüzyılda sömürü faaliyetleri nedeniyle adada binden az Aldabra kaplumbağası kalmıştı. Ancak başlatılan kurtarma programı sayesinde bölge, 1981'de sıkı bir doğa koruma alanı ve 1982'de UNESCO Dünya Mirası Alanı ilan edildi. Araştırmacılar, bu gelişmenin Hint Okyanusu'ndaki en büyük koruma başarı öykülerinden biri olduğunu ifade etti.

Çalışmanın ortak yazarlarından Dr. Nancy Bunbury, Aldabra'daki dev kaplumbağa izleme programının bölgedeki en uzun soluklu programlardan biri olduğunu belirtti. Ancak atoldeki yoğun bitki örtüsünün, bazı bölgelerde kaplumbağaların sayılmasını zorlaştırdığını ekledi. Göremedikleri alanları modelleyerek bu tür için en güvenilir veritabanını oluşturduklarını ve gelecekteki takip çalışmaları için bir referans noktası belirlediklerini kaydetti.

Bu olumlu gelişmelere rağmen, araştırmacılar dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor. Aldabra'nın ikliminin değiştiği, daha uzun ve sık kuraklıkların kaplumbağalar için gölge ve yiyecek kaynaklarını azaltabileceği belirtiliyor. Ayrıca yükselen deniz seviyelerinin de atolün alçak kesimleri için tehdit oluşturduğu ifade ediliyor. Yumurtaları ve yavruları tüketen vahşi kediler ve siyah fareler gibi istilacı memelilerin de tehdit oluşturmaya devam ettiği bildirildi. Kalan bu istilacı memelilerin planlı bir şekilde ortadan kaldırılmasının, nüfusun daha da büyümesinin önündeki engelleri kaldırabileceği ve gelecekteki iklimsel baskılara karşı dayanıklılığını artırabileceği düşünülüyor.

Exeter Üniversitesi'nden doktora sonrası araştırmacı Dr. Dave Hudson, elde edilen sonuçların kaplumbağalar için harika bir haber olduğunu ve sahada yürütülen başarılı çalışmaların bir kanıtı olduğunu söyledi. Hudson, bu sayıların bir son değil, bir başlangıç noktası sağladığını hatırlatarak, kaplumbağaların iklim değişikliği, kuraklık ve istilacı türlerden kaynaklanan artan baskılarla karşı karşıya olduğunu belirtti. Koruma yöneticilerine, gelecekteki değişimleri izlemek ve erken önlem almak için ihtiyaç duydukları kanıtları sunmayı umduklarını dile getirdi.

İlgili Haberler