Rekabet Kurumu, Google'ın arama motoruna entegre ettiği yapay zeka destekli özet özelliklerinin, haber sitelerinin trafik ve reklam gelirlerini olumsuz etkileyebileceği endişesiyle harekete geçti.
Kurum, yayıncıların haklarını korumak ve olası telif ile gelir kayıplarını önlemek amacıyla Google'a yönelik adil paylaşım tedbir kararı aldı. Bu kararın, dijital ekosistemde adil rekabetin sağlanması ve yapay zeka içeriklerinin üreticileri olan haber sitelerinin haklarının gözetilmesi hedefleniyor.
Bu gelişme, dijital yayıncılık sektörü ile teknoloji devleri arasındaki rekabet dengesinde yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor. Sektör temsilcileri ve akademisyenler, kararın dijital yayıncılık ekosistemindeki dengeleri yeniden belirleyeceği görüşünde.
İnönü Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Beyler Yetkiner, yapay zeka özetlerinin kullanıcılar için pratik görünse de habercilik sektörünün temellerini sarstığını belirtti. Yetkiner, Google'ın mevcut tutumunun, başka mecraların ürettiği içerikleri hiçbir emek harcamadan sahiplenmek anlamına geldiğini vurguladı. Geleneksel yapıda Google'ın arama sonuçlarını sıraladığını ve kullanıcıların siteye tıklayarak içerik üreticisine reklam geliri kazandırdığını hatırlatan Yetkiner, 'AI Overviews' özelliğiyle sistemin kaynak linklerini öne çıkarmadan bilgiyi harmanlayıp sunduğunu ve bunun içerik üreticilerini ekonomik olarak sıkıntıya soktuğunu ifade etti. Karşılıksız içerik kullanımının engellenmemesi halinde, habercilik alanında tehlikeli bir tekel oluşabileceği uyarısında bulundu.
Yetkiner, tıklama bazlı dijital reklam gelirlerinin sektörün can damarı olduğunu belirterek, Google'ın bu adımının doğrudan haber emekçilerini ve özellikle kısıtlı imkanlarla yayın yapan yerel basını hayati derecede riske attığını söyledi. Rekabet Kurumu'nun aldığı pozisyonun bu açıdan yerinde ve kritik olduğunu kaydeden Yetkiner, kararın ayakta kalma mücadelesi veren yerel haber sitelerini ekonomik açıdan rahatlatacağını dile getirdi.
Benzer tartışmaların dünyada da yaşandığına değinen Yetkiner, sorunun çözümünün sansür veya erişim engeli olmadığını, yayıncılarla adil bir masaya oturulması gerektiğini ifade etti. CNN, Reuters ve The Economist gibi küresel yayıncıların da bu durumdan rahatsız olduğunu belirten Yetkiner, Google'ın Türkiye'de de haber yayıncılarıyla masaya oturarak adil bir lisanslama modeli geliştirmesinin şart olduğunu vurguladı. Rekabet Kurumu'nun adımının, medya çalışanlarının hakkını korumak adına süratle fonksiyonel bir mekanizmaya dönüştürülmesinin elzem olduğunu söyledi.
Yapay zeka özetlerinin kullanıcı deneyimi ve bilgi kalitesi üzerindeki etkilerine de değinen Yetkiner, arama motorlarının doğrudan özet sunmasının kısa vadede zaman kazandırıyor gibi görünse de, uzun vadede bilginin doğrulanma ve karşılaştırılma imkanını ortadan kaldırdığını belirtti. İletişim ekosistemindeki tez-antitez sürecinin sekteye uğradığını ve kullanıcıların kaynağı gizlenmiş veya harmanlanmış tek taraflı bir bilgiye mahkum kalma riskiyle karşı karşıya olduğunu ifade etti. Rekabet Kurumu'nun, hem yayıncıyı koruyan hem de bilgiye erişim niteliğini aksatmayan bir denge modeli kurması gerektiğini ekledi.
İstanbul Ticaret Üniversitesi Medya ve İletişim Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Berk Çaycı ise, yapay zeka sistemlerinin var olan bilgiyi işleyebildiğini ancak veri olmadığı takdirde içerik üretemeyeceğini belirtti. Günümüz şartlarında yapay zekanın olay yerine gazeteci gönderemeyeceğini, mahkemeleri takip edemeyeceğini veya olağanüstü dönemlerde sahada yer alamayacağını vurgulayan Çaycı, güncel bilgilere ulaşmak için gazeteci emeğine ihtiyaç olduğunu ve haberi üretmek ile haberi özetlemek arasındaki farkın iyi anlaşılması gerektiğini söyledi.