Science Advances dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre, Maya uygarlığının dini törenlerde ve yapı süslemelerinde kullandığı kırmızı renkli bir mineralin, göllerdeki canlı yaşamını olumsuz etkilediği düşünülüyor. ABD'deki Auburn Üniversitesi liderliğinde yapılan çalışmada, Meksika'nın Yucatán Yarımadası'nda bulunan Cobá ve Xcach göllerinden binlerce yıllık tortu örnekleri incelendi.
Çalışma, Maya uygarlığının yoğun olduğu dönemlerde göllerdeki cıva seviyesinin tehlikeli sınırları aştığını ortaya koydu. Özellikle Xcach Gölü'nde milattan sonra 720 yılı civarında ölçülen cıva yoğunluğunun, göl tabanındaki canlı yaşamı için risk oluşturan modern sınır değerinin yaklaşık dokuz katına ulaştığı belirlendi. Bu yüksek kirlilik seviyesinin bazı dönemlerde yaklaşık 300 yıl boyunca devam ettiği tespit edildi.
Araştırmacılar, cıva yoğunluğunun arttığı dönemlerde göllerdeki algler, küçük kabuklular ve böcek larvaları gibi canlı türlerinde ciddi azalmalar gözlemledi. Kirliliğin ana kaynağı olarak, Mayaların yaygın olarak kullandığı ve cıva içeren zinober adlı kırmızı mineralin gösterildiği belirtildi. Bu mineralin, tapınak süslemelerinde, duvar resimlerinde ve cenaze törenlerinde kullanıldığı biliniyor.
Bilim insanları, zinober mineralinin kullanıldığı alanlardan çevreye yayılan cıvanın, yağışlar ve toprak erozyonu yoluyla göllere taşınmış olabileceği hipotezini öne sürüyor. Göldeki kirliliğin sadece su canlılarını değil, aynı zamanda balık ve diğer su ürünleriyle beslenen insanları da etkilemiş olabileceği değerlendiriliyor. Ancak araştırmada, Maya halkının maruz kaldığı cıva miktarı hakkında doğrudan bir kanıt sunulmuyor. Çalışma, kuraklık, ormansızlaşma ve toprak erozyonu gibi faktörlerin yanı sıra su kirliliğinin de Maya topluluklarının karşılaştığı çevresel sorunlar arasında yer aldığını vurguluyor.