Marmara Denizi'nde, özellikle İstanbul'un Adalar açıklarında dün öğleden sonra başlayan ve bu sabaha kadar devam eden sismik hareketlilikte 50'den fazla deprem kaydedildi. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre, meydana gelen sarsıntıların büyük çoğunluğu Adalar bölgesinde yoğunlaştı. Depremlerin derinlikleri yaklaşık 7 ila 15 kilometre arasında değişiklik gösterdi.
Bölgedeki en büyük deprem, saat 17.43'te Adalar açıklarında 3,2 büyüklüğünde gerçekleşti. Bu ana sarsıntının yanı sıra, aynı bölgede 2,9, 2,8, 2,7 ve 2,6 büyüklüklerinde başka depremler de kayıt altına alındı. Uzmanlar, genellikle 3 ve daha düşük büyüklükte gerçekleşen bu depremleri değerlendirerek, bölgedeki fay hattının aktif olduğunu ancak bu hareketliliğin tek başına büyük bir depremin habercisi olmadığını belirtti.
Jeoloji Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Okan Tüysüz, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, bu depremlerin fayın aktif olduğunun dışında bir belirti taşımadığını vurguladı. Tüysüz, bu durumun fayın diri olduğunun ve deprem üretme potansiyelinin bulunduğunun bir göstergesi olduğunu ifade etti. Ancak, depremlerin küçük olması nedeniyle fayın enerji boşalttığı anlamına gelmediğini, sadece fay üzerindeki stresin küçük kırılmalarla kendini gösterdiğini belirtti. Bu küçük kırılmaların büyük bir depremin işareti olarak yorumlanamayacağını sözlerine ekledi.
İstanbul Arel Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Fatih Altan ise, meydana gelen mikro depremlerin büyük bir depremi tetikleyecek büyüklükte olmadığını dile getirdi. Büyüklüklerin 3'ün altında olmasının sevindirici olduğunu belirten Altan, eğer büyüklüklerin 4-5'lere ulaşması durumunda daha dikkatli olunması gerektiğini ifade etti. Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın Türkiye'nin en büyük ve en tehlikeli fay hatlarından biri olduğunu hatırlatan Altan, bölgedeki tüm hareketliliklerin takip edilmesi gerektiğini vurguladı. Mevcut depremlerin korkulacak veya büyük bir deprem oluşturacak bir durum yaratmadığını sözlerine ekledi. Altan, bu tektonik depremlerin 'deprem fırtınası' olarak adlandırılamayacağını ve fayın enerji boşalttığı şeklinde bir durumun söz konusu olmadığını, bu depremlerin normal olduğunu ve endişe verici bir durum teşkil etmediğini belirtti.