Göz renginin zamanla değişebileceği, birçok kişi tarafından bilinmese de tıbbi olarak mümkün görünmektedir. Bu değişimlerin temelinde, gözün irisesinde bulunan melanin pigmentinin miktarı yatmaktadır. Melanin seviyesinin artması gözlerin daha koyu bir tona sahip olmasına neden olurken, azlığı ise mavi ve yeşil gibi daha açık renklerin ortaya çıkmasını sağlamaktadır.
Uzmanlar, bazı ilaçların göz renginde değişikliğe yol açabildiğini belirtmektedir. Özellikle glokom tedavisinde kullanılan bazı damlaların, iristeki melanin üretimini artırarak göz renginin zamanla koyulaşmasına neden olabileceği ifade edilmektedir. COVID-19 tedavisinde kullanılan favipiravir gibi ilaçlarla bağlantılı olarak göz renginde geçici değişimler yaşayan vakaların tıp literatürüne geçtiği ancak bu tür durumların oldukça nadir görüldüğü vurgulanmaktadır.
Göz bölgesine alınan darbeler, kimyasal yanıklar veya çeşitli yaralanmalar da göz renginde farklılıklara sebep olabilmektedir. Göz içi kanamalar veya pigment kaybı, irisin daha açık ya da daha koyu görünmesine yol açabilir. Üveit gibi göz içi iltihapları da pigment yapısını değiştirerek göz renginde belirgin değişikliklere neden olabilmektedir.
Göz rengindeki değişimler bazen ışık koşulları, kıyafet rengi veya göz bebeği büyüklüğünden kaynaklanan optik yanılsamalarla karıştırılabilmektedir. Ancak yetişkinlik döneminde ortaya çıkan kalıcı ve belirgin renk değişimlerinin göz ardı edilmemesi gerektiği, bu durumun altta yatan bazı göz hastalıklarının veya sağlık sorunlarının belirtisi olabileceği belirtilmektedir. Bu nedenle göz renginde beklenmedik bir değişiklik fark eden kişilerin bir göz doktoruna başvurması tavsiye edilmektedir. Erken teşhisin, olası göz hastalıklarının önlenmesinde kritik bir rol oynadığı vurgulanmaktadır.