🇺🇸 USD 48,58₺ ▼0.13%
🇪🇺 EUR 56,16₺ ▲0.12%
🥇 ALTIN 6.812₺ ▲1.31%
₿ BTC 3,68M₺ ▼1.45%
16 Eylül 2026, Çarşamba
Bilim

Diyarbakır'da İtalyan Mandalarıyla Genetik Islah Çalışması Başlatıldı

Diyarbakır'da, İtalya'dan getirilen yüksek verimli mandalarla bölgedeki manda popülasyonunun genetik yapısını iyileştirme çalışmaları kapsamında embriyo transferi yöntemi kullanılıyor. Dicle Üniversitesi'nde yürütülen projede, İtalyan mandalarının et ve süt verimliliği ile hastalıklara dayanıklılık özelliklerinden faydalanılması hedefleniyor.

İmza: Gelecek Tekno Bilim Servisi Yayın: 👁 15,925
Diyarbakır'da İtalyan Mandalarıyla Genetik Islah Çalışması Başlatıldı

Diyarbakır'da, İtalya'dan getirilen yüksek et ve süt verimine sahip mandalar kullanılarak bölgedeki manda varlığının genetik yapısının iyileştirilmesine yönelik bir çalışma başlatıldı.

Dicle Üniversitesi Veteriner Fakültesi hayvan çiftliklerinde yetiştirilen İtalyan ırkı mandalardan elde edilen embriyolar, uygun taşıyıcı annelere aktarılıyor. Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sadık Yayla, Diyarbakır'ın hayvancılık potansiyeline dikkat çekerek, kentin büyükbaş hayvan varlığı bakımından Türkiye'de ilk 5, koyun ve keçi varlığı bakımından ilk 3'te yer aldığını belirtti. Yayla, manda varlığı açısından ise Diyarbakır'ın Türkiye ikincisi olduğunu vurguladı.

Embriyo transferiyle elde edilen yavruların yetiştirilmesinin ardından bölgedeki yetiştiricilere ulaştırılmasının hedeflendiğini ifade eden Yayla, şunları söyledi: "Diyarbakır ve çevresindeki manda varlığının genetik yapısının geliştirilmesi amaçlanıyor. İtalyan kökenli mandaların süt ve et verimliliği ile hastalıklara dayanıklılık bakımından öne çıkan özelliklerinden yararlanıldı."

Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Ferit Özmen, mandaların hastalıklara dayanıklı olması, kaba yemlerden etkin yararlanabilmesi ve sulak alanları değerlendirebilmesi nedeniyle önemli bir hayvan türü olduğunu belirtti. Manda sütünün yüksek yağ ve kuru madde oranına sahip olduğunu kaydeden Özmen, genetik ıslahın verimliliğin artırılması açısından taşıdığı önemi vurguladı. Özmen, suni tohumlama ve embriyo transferinin bu amaçla kullanılan biyoteknolojik yöntemler olduğunu, üstün genetik özelliklere sahip hayvanlardan alınan embriyoların taşıyıcı annelere aktarıldığını ekledi.

Dicle Üniversitesi'nde bu yöntemlerle elde edilen yavruların bulunduğunu belirten Özmen, bölgenin iklim ve coğrafi koşullarına uyum sağlayabilecek yüksek verimli damızlık hayvanların yetiştiricilere ulaştırılmasının amaçlandığını kaydetti. Ayrıca, Veteriner Fakültesi Hayvan Çiftliklerinde Karacadağ yöresine özgü zom koyunlarının da yetiştiriciliği yapılıyor. Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Romedi Çelik, zom koyununun bölgenin doğal koşullarına uyum sağlamış yerel bir koyun tipi olduğunu ve hastalıklara dayanıklılığı, et ve süt verimiyle öne çıktığını belirtti.

İlgili Haberler