1950'li yıllarda Borneo'nun bazı bölgelerinde sıtmayı önlemek amacıyla kullanılan DDT adlı kimyasal, sivrisinek popülasyonunu azaltırken beklenmedik ekolojik sonuçlara yol açtı. İlaçlama, hedef alınan sivrisineklerin yanı sıra bölgedeki diğer böcek türlerini ve bu böceklerle beslenen canlıları da olumsuz etkiledi.
DDT'nin besin zincirine yayılması, bazı böcek türlerinin sayısında azalmaya neden oldu. Bu durum, ekosistemdeki dengeyi bozarak kedilerin sayısında da düşüşe yol açtı. Kedilerin azalması, fare ve diğer kemirgenlerin kontrolsüzce çoğalması endişesini doğurdu. Kemirgen popülasyonundaki artışın hastalık ve gıda güvenliği açısından yeni sorunlar yaratabileceği değerlendirildi.
Bu yeni tehditle başa çıkmak amacıyla, özellikle karadan ulaşımın zor olduğu uzak yerleşim bölgelerine kedilerin ulaştırılmasına karar verildi. Kedilerin taşınması için uçaklar kullanıldı ve özel düzenekler ile paraşütler aracılığıyla bölgeye indirildiler. Bu operasyonun temel amacı, kemirgen popülasyonunu kontrol altında tutmaya yardımcı olacak kedi sayısını yeniden artırmaktı.
Borneo'da yaşanan bu sıra dışı süreç, daha sonra 'Operation Cat Drop' (Kedi Bırakma Operasyonu) olarak anıldı. Sivrisineklerle mücadele amacıyla başlayan bu girişim, farklı canlı türleri arasındaki hassas dengenin etkilenmesi ve sonuç olarak kedilerin uçaklarla taşınması gibi beklenmedik gelişmelere sahne oldu.