Bilim insanları tarafından yürütülen kapsamlı çalışmalar sonucunda, farklı memeli türlerinin biyolojik süreçlerini analiz edebilen "Transkriptomik Saat" adlı evrensel bir biyolojik tahmin modeli geliştirildi. Fare, sıçan, makak maymunu ve insanlardan oluşan dört farklı tür üzerinde gerçekleştirilen araştırmada, 25 farklı doku tipi detaylı olarak incelendi.
Geliştirilen bu yeni nesil model, bireylerin hücrelerinin mevcut yaşını tespit etmenin ötesine geçerek, olası yaşam sürelerini de tahmin edebilme kapasitesine sahip bulunuyor. Önceki yöntemler yalnızca DNA üzerindeki epigenetik etiketlere odaklanırken, yeni teknik hücrenin o an hangi genleri aktif olarak çalıştırdığını gösteren 11.000 gen ekspresyon profilini temel alıyor.
Hücresel Yaşlanmada Evrensel Dil Tespit Edildi
Araştırma bulguları, vücuttaki farklı hücre tiplerinin yaşlanma sürecinde ortak bir genetik dil kullandığını ortaya koydu. Bağışıklık, kök, karaciğer ve kas hücreleri incelendiğinde; sağlıklı hücre bölünmesi ile ilişkili genlerin yanı sıra, hücre ölümü ve kronik enflamasyon ile bağlantılı genlerin sürekli aktif olduğu gözlemlendi. Çalışmanın baş yazarı Alexander Tyshkovskiy, bu sinyallerin insanlardaki olası ölüm zamanını tahmin edebilecek hassasiyette olduğunu belirtti.
"Bu yeni saatler, yaşlanmayı çok daha derin ve hücresel düzeyde ölçmemizi sağlıyor. Gelecekte hastalık ve ölüm riskini önceden tahmin etmeye, tedavi yöntemlerini kişiselleştirmeye büyük katkı sunacak."
Araştırmanın kıdemli yazarı Vadim Gladyshev, modelin gelecekteki tıbbi uygulamalardaki kritik rolüne dikkat çekti. Birmingham Üniversitesi'nden João Pedro de Magalhães ise bu teknolojinin ilaç sektöründe devrim yaratabileceğini ifade etti. Magalhães, transkriptomik saatler sayesinde yeni geliştirilen ilaçların etkisinin moleküler düzeyde hızlıca ölçülebileceğini ve klinik deney sürelerinin önemli ölçüde kısalacağını vurguladı.