Avrupa Birliği (AB), elektronik atığı azaltma ve cihaz ömrünü uzatma hedefiyle önemli bir düzenlemeye imza attı. 18 Şubat 2027 tarihinden itibaren satışa sunulacak yeni akıllı telefonlarda kullanıcı tarafından değiştirilebilir batarya zorunluluğu getirildi.
AB'nin çevre ve sürdürülebilirlik politikaları kapsamında 2023'te onaylanan Batarya Yönetmeliği, kademeli bir geçiş süreciyle bataryaların çevreye etkisini azaltmayı ve daha sürdürülebilir bir kullanım döngüsü oluşturmayı amaçlıyor. Bu düzenlemelerle cihazların kullanım ömrünün uzatılması ve tüketicilerin ürünlerini daha uzun süre, daha düşük maliyetle kullanabilmesi hedefleniyor.
Kademeli geçiş sürecinin ilk adımı 2025'te atılarak, AB'de satılan akıllı telefonlar için daha sıkı dayanıklılık ve tamir edilebilirlik kriterleri uygulanmaya başlandı. Üreticilere, yedek parçaları ürün modelinin AB pazarındaki satışının sona ermesinden itibaren en az 7 yıl boyunca erişilebilir kılma, tamir kılavuzlarını paylaşma ve bağımsız tamir hizmetlerini engellememe yükümlülükleri getirildi. Ayrıca bataryalar için en az 800 şarj döngüsünden sonra dahi başlangıç kapasitesinin yüzde 80'inin korunması şartı getirildi.
Düzenlemenin en dikkat çekici aşaması ise 18 Şubat 2027'de yürürlüğe girecek. Bu tarihten itibaren piyasaya sürülecek yeni akıllı telefonlarda bataryanın kullanıcı tarafından çıkarılabilir ve değiştirilebilir olması gerekecek. Böylece kullanıcılar, batarya değişimi için teknik servise gitmek zorunda kalmadan bu işlemi kendileri yapabilecek. Bu durumun, eski tip cep telefonlarındaki gibi pilin kolayca çıkarıldığı modellere birebir dönüş anlamına gelmesi beklenmiyor. Üreticilerin, su ve toza karşı dayanıklılık ile ince tasarımı koruyarak, bataryanın daha az yapıştırıcı kullanılan ve standart vida girişleri bulunan, daha kolay erişilebilir bir yapıya kavuşturulması öngörülüyor.
Bu adımla AB'nin temel hedeflerinden biri elektronik atıkların azaltılması. Her yıl milyonlarca akıllı telefon yalnızca batarya performansı düştüğü için değiştiriliyor. Bataryanın kolayca değiştirilebilmesi sayesinde cihazların kullanım süresinin uzaması ve atık miktarının azalması amaçlanıyor. Düzenleme, tüketici açısından da maliyetlerin düşmesi ve cihazların daha uzun süre kullanılabilmesi gibi önemli avantajlar sunuyor. AB Komisyonu, bu düzenlemeler sayesinde tüketicilerin 2030 yılına kadar toplamda 20 milyar euroya yakın tasarruf edebileceğini öngörüyor.
Düzenleme, teknoloji üreticileri açısından da önemli bir dönüşümü beraberinde getiriyor. Başta Apple ve Samsung olmak üzere büyük üreticilerin AB piyasasına yönelik cihaz tasarımlarını yeniden gözden geçirmesi gerekecek. Bu durumun, Avrupa'da yürürlüğe giren standartların küresel teknoloji üretimini şekillendirerek dünya genelinde yaygınlaşması bekleniyor. Benzer bir süreç daha önce USB-C standardında yaşanmıştı.