Bilim insanları, Kuzey Amerika'nın güneyindeki tatlı sularda yaşayan ve tamamı dişilerden oluşan Amazon molly balığının, erkeğe ihtiyaç duymadan varlığını sürdürdüğünü ortaya koydu. Bu durum, cinsel üreme olmaksızın zararlı mutasyonların birikerek türlerin yok olması gerektiğini öne süren evrimsel biyoloji teorilerini yeniden gündeme getirdi.
Tamamı dişilerden oluşan bu canlı türünün, üremek için yakın akraba türlerin erkeklerini kullandığı ancak doğan yavruların babalarıyla genetik bir bağının bulunmadığı tespit edildi. Bilimsel literatürde 'jineogenez' olarak adlandırılan bu süreçte, dişi balık erkeğin spermini yalnızca yumurtanın gelişimini tetikleyen bir mekanizma olarak kullanıyor. Döllenme işleminin hemen ardından erkeğe ait DNA'nın hücre içinde yok edildiği belirtildi.
Normal şartlarda genetik çeşitliliğin olmaması nedeniyle bu üreme modelinde türün hızla çökmesi beklenirken, Amazon molly popülasyonunun doğada başarılı bir şekilde büyümeye devam etmesi dikkat çekiyor. Almanya'daki Ludwig Maximilian Üniversitesi'nden biyolog Edward Ricemeyer, cinsel üremede eş bulma rekabetinin ve yavrulara harcanan enerjinin yüksek maliyetli olduğunu ifade etti. Uzman, bu türün klonlama yöntemiyle bu yükten tamamen kurtulduğunu belirtti.
Amsterdam Üniversitesi'nden evrimsel biyolog Dave Speijer ise doğadaki canlıların yüzde 99,9'unun ölümcül genetik hataları engellemek için cinsel yolla ürediğini hatırlattı. 'Muller'in çarkı' olarak bilinen teorinin bu balık türüyle yeni bir boyut kazandığını vurgulayan uzmanlar, canlının genetik hataları onarmak için alternatif ve gizemli yollar geliştirdiğini düşünüyor.