İngiliz teknoloji girişimcisi Dan Thomson tarafından satın alınan 3,6 kilometre uzunluğundaki bir adada, küresel düzeyde ilgi gören deneysel bir yönetim modeli hayata geçirildi. Dünyanın çeşitli ülkelerinden 12 binden fazla kişi, projeye katılım göstererek adadan 'e-ikamet' (dijital ikamet) statüsü talebinde bulundu.
Bu mikro ulusun anayasası, yasaları ve idari kararları, tarihi liderlerin felsefeleriyle eğitilmiş yapay zeka konseyi tarafından oylanacak. 'Sensei' adı verilen adada, alışılmış siyasi yapılar yerine 17 üyeli bir yapay zeka konseyi oluşturuldu. Bu konseyde Winston Churchill, Eleanor Roosevelt, Nelson Mandela, Mahatma Gandhi, Leonardo da Vinci, Marcus Aurelius ve Sun Tzu gibi tarihe yön vermiş isimlerin dijital versiyonları bulunuyor.
Konsey üyesi robotlar, temsil ettikleri tarihi şahsiyetlerin metinleri, konuşmaları ve felsefi doktrinleri üzerine özel olarak eğitildi. Yapay zeka konseyi tarafından alınan kararlar ve oylanan yasa tasarıları, başlangıçta adadaki insanlar tarafından manuel olarak uygulanıyor. Geliştirme takvimine göre, projenin sonraki aşamasında yapay zeka bakanlarının, insan müdahalesine gerek kalmadan doğrudan banka hesaplarına ve kripto cüzdanlarına bağlanarak bütçe yönetimini devralması planlanıyor.
Sistemin yaratıcısı Dan Thomson, yapay zekanın otonom silah edinmesi veya komşu adalara saldırı gibi risk senaryolarının teorik olarak var olduğunu ancak pratikte ihtimalin son derece düşük olduğunu belirtti. Projede bir güvenlik önlemi olarak, robotların potansiyel olarak zararlı kararlarını bloke etme yetkisine sahip, adada seçilmiş dokuz gerçek insandan oluşan bir 'İnsan Yetkilendirme Meclisi' kuruldu. Uluslararası hukukta henüz resmi bir tanınırlığı bulunmayan adada şu an için kalıcı olarak sadece bir bahçıvan yaşamaktadır.
Altyapı planlaması kapsamında adaya 30 adet akıllı villa inşa edilmesi, bölgenin bir turizm merkezine dönüştürülmesi ve ekonominin 'Bilgelik Kredileri' ile 'SNSY Token' adlı iki farklı yerel kripto para birimine dayandırılması hedefleniyor. 2026 yılı içerisinde yenilenebilir mikro enerji şebekeleri ve araştırma laboratuvarlarının kurulacağı adada, %100 yenilenebilir enerjiye dayalı dijital ikamet programının 2027 yılında resmiyet kazanması öngörülüyor.