Modern savaş doktrinlerinin dönüşümüyle birlikte insansız hava araçları, operasyon sahalarının en kritik bileşenlerinden biri haline gelmiştir. Düşük radar görünürlüğü, hassas hedefleme ve otonom görev icra yetenekleri sayesinde bu sistemler, çatışma süreçlerinde belirleyici bir rol üstlenmektedir. Türkiye tarafından geliştirilen yeni nesil insansız sistemler, sahip oldukları ileri teknolojik özelliklerle dikkat çekmektedir.
DELİ Ailesi ve Sürü Operasyon Yetenekleri
İnsansız sistemler kapsamında geliştirilen DELİ ailesi, üç farklı versiyon ile operasyonel kabiliyet sunmaktadır. Firma İş Geliştirme Müdürü Saim Aytürk tarafından yapılan açıklamada, DELİ ailesinin versiyonlarına ilişkin detaylar paylaşılmıştır. Sistem içerisinde DELİ-2 versiyonunun yanı sıra, elektro-optik kamera entegrasyonuna sahip model ve sürü yeteneği ile donatılmış versiyonlar bulunmaktadır.
DELİ ailesi; yapay zekâ destekli görüntü işleme, hedef takibi ile otonom ve yarı otonom uçuş kabiliyetlerine sahiptir. Hızlı reaksiyon süresi ve düşük radar izi sayesinde, hem hareketli hem de sabit hedeflere karşı hassas taarruz gerçekleştirilebilmektedir.
Dumrul Mini Helikopter ve METE Füzesi Entegrasyonu
Türkiye'nin ilk elektrikli silahlı insansız mini helikopteri olarak tanımlanan Dumrul, yeni silahlandırma kabiliyetleriyle öne çıkmaktadır. Firma İş Geliştirme Müdürü Saim Aytürk, sistemin Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) ihtiyaçları doğrultusunda modernize edildiğini belirtmiştir. Bu kapsamda, Roketsan ile yürütülen çalışmalar neticesinde Dumrul sistemine METE füzesi entegre edilmiştir.
Lazerle hedef işaretleme yöntemiyle çalışan sistem, belirlenen hedefleri yüksek hassasiyetle vurabilmektedir. Sessiz uçuş kapasitesine sahip olan Dumrul, dikey iniş-kalkış yapabilme özelliğine sahiptir. 17 ile 21 kilogram ağırlık aralığında bulunan sistemin, yaklaşık 30 dakika boyunca havada kalabildiği bildirilmiştir.
Alpin ile Zorlu Arazi Koşullarında Lojistik Destek
Zorlu arazi şartlarında görev icra etmek üzere tasarlanan Alpin, keşif, gözetleme ve lojistik destek faaliyetlerinde kullanılmaktadır. Mevcut durumda TSK tarafından lojistik destek görevlerinde istihdam edilen Alpin, 200 kilograma kadar yük taşıma kapasitesine sahiptir.
Benzinle çalışan bir sistem olan Alpin'in, 200 kilometreye kadar kontrol yarıçapı sunduğu ifade edilmiştir. Bu araçlar, operasyonel sahalarda lojistik sürekliliğin sağlanması noktasında stratejik bir önem arz etmektedir.