🇺🇸 USD 49,13₺ ▲0.11%
🇪🇺 EUR 55,29₺ ▲0.13%
🥇 ALTIN 6.539₺
₿ BTC 4,20M₺ ▲0.61%
04 Ekim 2026, Pazar
Bilim

Oksitosin Hormonunun Korku Hafızasındaki Rolü Keşfedildi

Japonya'da yapılan bir araştırma, oksitosin hormonunun beyindeki korku hafızası ve sosyal etkileşim üzerindeki rolünü aydınlattı. Talamustaki özel nöronlar üzerindeki etkileri incelenen hormonun, korku sönümlenmesinde kritik rol oynadığı belirlendi.

İmza: Gelecek Tekno Bilim Servisi Yayın: 👁 2,447
Oksitosin Hormonunun Korku Hafızasındaki Rolü Keşfedildi

Japonya'da gerçekleştirilen yeni bir sinir bilimi araştırması, güven, sevgi ve sosyal bağlarla ilişkilendirilen oksitosin hormonunun, beynin korku işleme mekanizmalarında da önemli bir rol oynadığını ortaya koydu. Araştırmacılar, stres, motivasyon ve duygusal tepkileri düzenleyen paraventriküler talamus (PVT) bölgesini inceledi.

Genetik olarak modifiye edilmiş fareler üzerinde yapılan deneylerde, PVT bölgesindeki oksitosin reseptörü taşıyan nöronların hem sosyal etkileşimi hem de 'korku sönümlenmesi' sürecini kontrol ettiği belirlendi. Korku sönümlenmesi, daha önce tehlikeli olarak algılanan bir durumun artık güvenli olduğunun öğrenilmesi anlamına geliyor.

Deneylerde, PVT'deki oksitosine duyarlı nöronların kimyasal olarak baskılanmasıyla farelerin yabancı hayvanlarla sosyal temas kurma isteğinin azaldığı gözlemlendi. Ayrıca, bu nöronları baskılanan farelerin, ortam güvenli hale getirildikten sonra bile tehlikenin geçtiğini öğrenmekte zorlandığı ve uzun süre hareketsiz kalarak korku tepkisi vermeye devam ettiği tespit edildi. Oksitosin duyarlı nöronların uyarılmasının ise korku tepkisini başlangıçta hafiflettiği kaydedildi.

Beynin diğer bölgelerindeki benzer hücrelerin manipülasyonunun bu etkiyi göstermemesi, mekanizmanın talamusa özgü olduğunu kanıtladı. Uzmanlar, oksitosinin beyin bölgelerine göre farklı etkiler gösterebildiğini, kimi zaman sosyal yakınlaşmayı, kimi zaman ise tehlike analizini şekillendirdiğini vurguladı. Bu bulguların, sosyal geri çekilme ve travmatik korkuların kontrol edilemediği otizm spektrum bozukluğu, yaygın anksiyete ve travma sonrası stres bozukluğu gibi durumların tedavisinde yeni nöropsikiyatrik yaklaşımların geliştirilmesine katkı sağlaması bekleniyor.

İlgili Haberler