Nesli tükenmiş yünlü mamutu yeniden hayata döndürme hedefiyle çalışmalarını sürdüren ABD merkezli biyoteknoloji şirketi Colossal Biosciences, projede yaşanan gecikmeleri ve güncel durumu paylaştı. Şirket, başlangıçta öngörülen takvimin gerisinde kalındığını ve projenin tamamlanmasının 2030'lu yılların başını bulabileceğini duyurdu.
Colossal Biosciences CEO'su Ben Lamm, TIME dergisine verdiği demeçte, mamut projesinin 2030'lu yılların başında sonuçlanmasını beklediklerini belirtti. Lamm, kesin bir tarih vermekten kaçınarak, “Bunun 2030’ların başında gerçekleşeceğini düşünüyoruz. Ancak belirli bir tarihimiz yok” ifadelerini kullandı. Şirket, 2024'teki açıklamalarda laboratuvar ortamında ilk mamut yavrularının yaklaşık dört yıl içinde dünyaya gelebileceğini öngörmüştü.
Projedeki gecikmenin temel nedenlerinden biri, gen düzenleme sürecinin beklenenden daha karmaşık hale gelmesi olarak gösterildi. Başlangıçta bir filin genetik yapısında yaklaşık 60 genin değiştirilmesinin yeterli olacağı hesaplanırken, güncel çalışmalar mamuta özgü özelliklerin yeniden oluşturulabilmesi için 150'den fazla gen üzerinde değişiklik yapılması gerekliliğini ortaya koydu. Çalışmalarda, 2018 yılında Sibirya'da donmuş halde bulunan mamut kalıntılarından elde edilen DNA örnekleri kullanılıyor.
Şirketin amacı, mamutların genetik özelliklerini günümüz fillerinin genomuna aktararak soğuğa dayanıklı, yoğun tüylü ve mamutlara benzer özellikler taşıyan hayvanlar geliştirmek. Araştırmalar sırasında mamutların kulak büyüklüğünü belirleyen genler gibi yeni genetik bilgiler de elde edildi. Colossal Biosciences, mamut projesinde ilk ara sonuçlardan birini fareler üzerinde elde etti. Mamutların yoğun tüy yapısından sorumlu genetik özellikleri kullanarak 38 tüylü fare üretildiği belirtildi. Bu deneyin, mamut genlerinin farklı hayvanlarda nasıl çalıştığını test etmek açısından önemli bir aşama olduğu ifade edildi.
Genetik dizilimlerin analizi ve değiştirilmesi gereken genlerin belirlenmesi süreçlerinde yapay zekadan yararlanılırken, gen düzenleme işlemleri için CRISPR teknolojisi kullanılıyor. Colossal Biosciences, aynı teknolojileri dodo kuşu, Tazmanya kaplanı ve moa gibi nesli tükenmiş diğer türleri yeniden oluşturmayı hedefleyen projelerde de kullanıyor. Şirket daha önce nesli tükenmiş “dire wolf” türünü yeniden oluşturduğunu duyurmuştu.