Collie bölgesinde faaliyet gösteren bir tesis, çöplerin büyük bir bölümünü depolama alanlarına göndermek yerine yeniden hammadde olarak değerlendirmeyi amaçlayan bir sistem kullanıyor. Tesisin işlediği malzemenin yüzde 70'inden fazlasının geri kazanılarak farklı ürünlere dönüştürülebildiği belirtiliyor.
Renergi tarafından kullanılan sistemin temelinde termal dönüşüm teknolojisi yer alıyor. Bu teknoloji ile atıklar, kontrollü bir şekilde yüksek sıcaklığa maruz bırakılarak parçalanıyor. Parçalanan malzemeler katı, sıvı ve gaz bileşenlerine ayrıştırılıyor. Bu sayede normalde çöplüğe gidecek atıklardan yeniden kullanılabilecek hammaddeler elde ediliyor. Tesis, yıllık yaklaşık 30 bin ton biyokütle atığı ve 4 bin ton belediye atığını işleme kapasitesine sahip.
Sisteme, tarım ve ormancılık faaliyetlerinden kaynaklanan organik atıkların yanı sıra çeşitli atık türleri de kabul edilebiliyor. İşlem sonucunda biyo-yağ, odun sirkesi ve biyokömür gibi ürünler ortaya çıkıyor. Elde edilen biyo-yağ, yemeklerde kullanılan bir yağ türü değil. Bu sıvı, atıkların yüksek sıcaklıkta parçalanması sırasında oluşan buharların yoğunlaştırılmasıyla elde ediliyor ve enerji üretimi ile çeşitli endüstriyel uygulamalarda kullanılıyor.
Benzer şekilde, ortaya çıkan “sirke” de sofralık amaçlı bir ürün değil. Odun sirkesi olarak bilinen ve asetik asit gibi çeşitli organik bileşikler içeren bu sıvı, özellikle tarımsal uygulamalarda kullanılabilecek bir ürün olarak değerlendiriliyor. Sistemin dikkat çekici bir diğer ürünü ise biyokömür. Karbon açısından zengin olan bu malzeme, meyve yetiştirilen çiftliklerde toprak düzenleyici olarak kullanılmaya başlandı. Biyokömür, toprağın su ve besin maddelerini tutmasına yardımcı olan yapısıyla tarımsal üretimde değerlendiriliyor.
Proje, Avustralya Yenilenebilir Enerji Ajansı tarafından da destekleniyor. Tesisin tam kapasiteye ulaşmasıyla birlikte, ülkedeki en büyük atık dönüşüm sistemlerinden biri haline gelmesi ve her yıl binlerce ton atığın depolama alanlarına gönderilmesinin önüne geçilmesi hedefleniyor.