BlackRock yöneticilerinden Larry Fink, ABD ekonomisinin büyük ölçüde veri merkezleri için yapılan yatırımlara dayandığını belirtti. CNBC'ye verdiği demeçte Fink, ülke genelinde veri merkezlerinin inşasını durduracak bir kararın ekonomik daralmaya yol açabileceği uyarısında bulundu. Bu değerlendirme, yapay zeka altyapısına yönelik harcamaların kesintiye uğraması ihtimaline dayanıyor.
Veri merkezi yatırımlarının etkisinin yalnızca teknoloji şirketleriyle sınırlı kalmadığını vurgulayan Fink, bu tesislerin kurulmasının inşaat sektöründe istihdam yaratması, bilgisayar donanımına ve enerji altyapısına olan talebi artırması gibi çok yönlü etkileri olduğunu ifade etti. Bu harcamaların hem fiziksel hem de dijital altyapının gelişimini desteklediğini savundu. BlackRock yöneticisi ayrıca, veri merkezlerinin yeni iş alanları oluşturduğunu da sözlerine ekledi.
Fink, veri merkezlerine yönelik endişelerin büyük ölçüde yanlış bilgilendirmeden kaynaklandığını kabul etmekle birlikte, bu endişelerin önemli bir kısmının gerçek dışı olduğunu ileri sürdü. Tartışmaların diğer boyutunda ise artan elektrik faturaları, su tüketimi ve çevresel etkiler yer alıyor. Yeni veri merkezlerinin kurulumuna yönelik yerel tepkiler, ABD'de 3 Kasım'da yapılacak ara seçimler öncesinde siyasi gündemde de kendine yer bulmuş durumda.
Pew Research Center tarafından yapılan bir araştırma, kamuoyunun veri merkezlerine yönelik algısının yıl içinde daha olumsuz bir yöne kaydığını ortaya koyuyor. Araştırmaya katılan ABD'li yetişkinlerin, tesislerin çevre üzerindeki etkisini olumsuz olarak değerlendirenlerin oranı ocak ayındaki yüzde 39'dan yüzde 54'e yükseldi. Evlerin enerji maliyetleri üzerindeki olumsuz etki beklentisi de yüzde 38'den yüzde 50'ye çıktı. Bu oranlar, katılımcıların kişisel değerlendirmelerini yansıtmakla birlikte, veri merkezlerinin faturalar veya çevre üzerindeki ölçülmüş somut etkilerini göstermiyor. Araştırmaya katılanların yüzde 60'ı, yaşadıkları bölgeye yakın bir yerde yeni bir veri merkezi kurulmasından rahatsızlık duyacağını belirtti. Bu çalışma, 20 Temmuz ile 9 Ağustos tarihleri arasında 10 bin 548 ABD'li yetişkin ile gerçekleştirildi.