Batarya teknolojisindeki ilerlemeler, ulaşım ve taşımacılık sistemlerinde elektrik enerjisiyle çalışan araçların yaygınlaşmasını sağlamıştır. Bu teknolojik dönüşümün merkezinde otomobiller yer alsa da, elektrikli bisikletler, scooterlar, motosikletler, otobüsler, kamyonlar, trenler, gemi ve feribotlar da elektrikli taşıtlar kategorisinde bulunmaktadır. E-mobilite çağının altyapısını oluşturan bu değişim, ulaşım ve taşımacılıkta daha temiz ve sürdürülebilir bir dönemi başlatmıştır.
Elektrikli araç sayısı, 2013 yılında yaklaşık 400 bin iken, 2022 yılı sonunda 11 milyonu aşmıştır. Bu on yıllık hızlı artış, üreticilerin e-mobiliteye olan ilgisini de yükseltmiştir. Günümüzde dünya genelinde 60 milyon civarında elektrikli araç olduğu tahmin edilmektedir.
Türkiye'de de e-mobilite ivme kazanmaktadır. Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD) verilerine göre, 2025 yılında otomobil satışlarının bir önceki yıla göre yüzde 10,62 artarak 1 milyon 84 bin 496'ya, hafif ticari araç satışlarının ise yüzde 9,97 yükselerek 283 bin 904'e ulaşması beklenmektedir. Bu dönemde Türkiye'de sadece tam elektrikli otomobil satışları 189 bin 868 olarak kaydedilmiştir.
Benzinli bir jeneratörün bataryayı şarj ettiği ve sürüşün elektrik motoruyla sağlandığı "menzili uzatılmış" sistemlere sahip araçlar da dahil edildiğinde, 2025 yılında elektrikli otomobil satış sayısının pazarın yüzde 17,7'sini oluşturarak 191 bin 960'a yükselmesi öngörülmektedir. 2026 yılının Ocak-Temmuz döneminde ise elektrikli otomobillerin pazar payı yüzde 18,7'ye ulaşmıştır.
Aynı dönemde benzinli otomobiller 208 bin 46 adet satışla pazarın yüzde 41,4'ünü oluştururken, hibritler 165 bin 924 adet ve yüzde 33 pay ile ikinci sırada yer almıştır. Elektrikli otomobiller 94 bin 46 adet ve yüzde 18,7 pay ile üçüncü sırada, dizeller 30 bin 790 adet ve yüzde 6,1 pay ile dördüncü sırada, otogazlı otomobiller ise 3 bin 906 adet ve yüzde 0,8 pay ile listeyi tamamlamıştır. Elektrikli otomobil segmentinde, 160 kilovat altı araçların satışları yüzde 5,3 artışla yüzde 16,7 paya sahip olurken, 160 kilovat üstü araçların satışları yüzde 57,8 azalarak yüzde 2 paya düşmüştür.
Avrupa Yeşil Mutabakatı çerçevesinde, Avrupa Birliği (AB) 2030 yılına kadar karbon salımını yüzde 55 azaltmayı ve 2050'de iklim dostu bir kıta olmayı hedeflemektedir. Bu doğrultuda ulaşım sektöründeki emisyonları düşürmek amacıyla adımlar atan AB, otomobillerde emisyon azaltma hedefini 2030 için yüzde 55, 2035 için ise yüzde 100 olarak belirlemiştir. Bu kapsamda, 2035 yılından itibaren AB'de satış yapacak otomobil üreticilerinin karbon emisyonlarını sıfırlaması gerekecektir. Söz konusu tarihten itibaren AB ülkelerinde karbon salan benzinli ve dizel dahil içten yanmalı motora sahip yeni otomobil satışı yapılamayacaktır. Otomotiv sektöründe ihracatının önemli bir bölümünü AB ülkelerine gerçekleştiren Türkiye de, üretimini bu yeni pazar koşullarına uyum sağlayacak şekilde güncellemek durumunda kalacaktır.